Çocukken annemin beni yatırdığı öğlen uykularının mahmurluğuna teslim olmamak için elimden geleni yapardım. Zannederdim ki, ben uyuyunca, ev halkı bir eğlenecek, tef zurna çalacak şenlik yapacak, ya da bizim evin önünde çocuklar için bir eğlence olacak ve ben bunların hepsini kaçıracağım!!! O yüzden de gözlerim kapalı, ama kulaklarım bütün seslere açık, kalkıp, hayata bıraktığım yerden devam edebilmek için çok güzel uyuyor numarası yapardım.

Bu işin ilk kısmı. Siz ebeveynler olarak, yetişkinlik hakkınızı kullanıp, dizi, kitap, maç yorumlarına uykunuzu teslim etmezken, çocuklar da neden geride kalanların eğlencelerine ortak olamadıklarını merak ederler. Yaş biraz daha büyüyünce, bu merak zaman zaman baş kaldırmaya da dönebilir. Demek ki neymiş, çocuğumuzla haftada bir gece düzenleyeceğiniz, "kendi sandövicini kendin yap gecesi", "adam asmaca turnuvası", "1. geleneksel (!) anne-baba-çocuk kutu oyun yarışması" gibi gerçekten kaçırılmayacak eğlencelere dâhil olursanız, kim kaçta yatmış, o uyurken neler olmuş çok da önemi kalmaz.

İşin ikinci kısmı ise, "ben" ve "siz". Ya da daha doğru bir deyişle, "ben çocuk olmanın bu kısmını sevmedim, artık büyüyebilir miyim?". Cevap: hayır.

Bu söylemin altındaki "büyümek istiyorum" söylemini anladığınızı belli eder ve talebini karşılarsanız teşekkür olarak yatma saatlerinin mesele edilmeyeceğine bahse girerim. Uygun cevap şöyle olabilir:

"Sen daha çocuksun, çocuklar büyümek için erken yatmalıdır" gibi bir açıklamanın

-sadece 1 kere yapılan -, ardından, en iyisi, onun içinden geçeni ona vermek, aklından geçeni okuyuvermek, bir nevi Hary potter taklidi.

Şöyle ki;

"Sanırım artık büyümek istiyorsun. Hatta bizimle aynı haklara sahip olmak istiyorsun. Uyku konusunda bir değişiklik yapabileceğimizi sanmıyorum ama geçen gün markete yalnız gitmek istemiştin, yarın belki bunu deneyebiliriz."

Aman burada, yaşıyla uygun bir büyüme eşiği koymaya özen gösterin... Yoksa 7 yaşındaki bir çocuğu markete 25 maddelik listeyle gönderip de, sonra "yok yok sen daha büyümedin, yat bakalım saat 20.00 oldu" demek çok doğru olmaz...

Seçil Akaygün Cüntay

Uzman Psikolojik Danışman

17.05.2007

İstanbul