Güzel şeylerin çabuk bittiğine dair olan inancımız, çocukken en çok tatillerde belli eder kendini. Beklenen 15 günlük şubat tatili, hatta 3 aylık yaz tatili bile oldukça çabuk geçer ve zamanın aslında "her daim aynı" hızda geçtiğinden şüphe ederiz. Hele hele tatiller uzadığında, hem fiziksel hem de ruhsal olarak işleyişimiz iyice farklılaşır. Böylece okul yolu da her zaman olduğundan daha sıkıcı ve uyum sağlaması zor bir hale dönüşür.

Uzayan tatiller ve çocuklar

Okulun ilk döneminden sonra verilen ara, aslında öğrencilerin dinlenmesi ve dinlendikten sonra yeni bir döneme hazırlanmaları için ayrılan bir dönemdir. Ancak, bu konuda tüm eğitimcilerin hem fikir olduğu konu, bu dönemin tamamen akademik konulardan uzak, ya da yaşam disiplinini tamamen farklılaştıran bir durgunluğa yer verilmemesidir. Oldukça geç saatlerde yatıp geç saatlerde kalkmak, uzun sürelerde televizyon izlemek ya da bilgisayar oynamak, okul döneminde 1 saati ödeve ayırırken tatilde, yeni kazanılan becerileri ve bilgileri pekiştirmek için hiçbir şey yapmamak, tatil rehavetinden çıkmayı zorlaştıran etkenlerdir. Çünkü bu şekliyle tatil, mola vermeyi ya da ara vermeyi değil, okul ve okulun getirdiği yaşam koşullarını - özbakım, disipline olma, akademik beceriler- bir süreliğine tamamen durdurup, sonra en baştan başlamak demektir.

Okul devam ederken verilen ara tatil veya mecbur kalındığı durumlarda okula gidememe dönemlerine girmeden önce ve bu dönemlerde neler yapmak gerekir?

  • Tatil dönemleri, iş ve okul hayatının yoğun temposundan, rutin düzenin zaman zaman tüketiciliğinden kaynaklanan bitmişlik duygusunun en aza indirgenmesi için planlanan ara dönemlerdir. Bu nedenle tatil dönemlerine, bir daha hiç eski tempoya ya da düzene dönülmeyecekmiş gibi değil, sadece yoğunluğun seyreltiği zaman dilimleri gibi bakmak uygun olur. Böyle olduğunda hem tatil-iş geçişleri daha yumuşak olacak, hem de tatil sonrası uyum süreci kolaylaşacaktır.
  • Çocuklar tatilde tamamen boş kalmak, "hiçbir şey" yapmamak isterler - biz yetişkinler gibi!!-. Bu düşünce imkânsız olduğundan bir süre sonra sıkılmaya ve ebeveynlerinden ya program talep etmeye başlarlar, ya da kendi kendilerini oyalayamazlarsa hırçınlık, sıkılganlık, kardeşler arsı çekişmelerin artması gibi durumların içinde kendilerini bulurlar. Bu nedenle, ebeveynlerin tatil sürecine ait planlarının olması, bu planları çocuklarıyla birlikte kurgulamaları önemlidir.
  • Tatil için planlanan etkinlikler dışında günlük düzenin de devam etmesi önemlidir. Sırf "tatil" olduğu için, gece 12 de yatan, sabah 10buçuktan önce kalkmayan bir çocuktan tatil sonunda sabah 06:30da servisine hazır bir biçimde binmesini beklemek haksızlık olur! Bu nedenle, tatilde, çocuğun günlük yaşam düzeninin ufak sapmalar dışında, alıştığı biçimde devam etmesi önemlidir.
  • Tatil için yukarıda geçerli olan görüşün tam zıttı da, tatil süresinin çocuğun "açık, eksiklerini kapatmak", "öğrendiklerini pekiştirmek" gibi amaçlarla, okul açık olduğundan daha yoğun geçmesine sebep olan bu tavırdır. Bu iki durum arasındaki önemli ayrım, çocuğun hayatındaki tatil döneminin onun dinlenmesine fırsat bırakacak düzenden olmasıdır. Sabah veya akşamüstleri yapılan ufak tekrarlar, 10 tane matematik sorusu çözmek, ya da 6-7 sayfalık bir hikâye kitabı okumak yararlı olacakken ağır bir tempo kurmak, çocuğun hem okula başlarken yorgun hissetmesine hem de duygusal anlamda taşıdığı bıkkınlığın sıfırlanmamasına sebep olur. Ancak, uygun sürelerle yapıldığında ve çocuğun hem duygusal hem bilişsel seviyesi ve dinginliği izin verdiği müddetçe, tekrar yapmak, öğrendiklerini pekiştirmek, ek desteklerle okul ortamında herhangi bir sebepten kazanmakta zorlandığı becerileri iyileştirmek, çocuğun kendini iyi hissetmesine yardımcı olabilir.

Tatil biterken...

  • Tatil bitip de, okulun başlamasına az bir zaman kaldığı dönemde ve okulun başladığı ilk zamanlarda aşağıda yer alanları göz önünde bulundurmak yararlı olacaktır.
  • Öncelikle okul başlamadan en az 3 gün önce çocuğunuzun normal uyku düzenine geçtiğinden emin olun. Yatma ve kalkma saatlerini okul dönemindeki saatlere çekin.
  • Özbakım giyinme gibi becerileri desteklemek adına, kıyafet, çanta, okul malzemelerini hazır bulundurun. Eksik ve değiştirilmesi gerekenleri çocuğunuzla birlikte tamamlayın. Böylece, çocuğunuz da yavaş yavaş kendi içsel hazırlığını yapacaktır.
  • Tatilin bitmesi üzerine duyulan sıkıntı ve memnuniyetsizliği azaltmak için bu biten tatilde neler yaptığınızı, neler öğrendiğini, en çok neyi sevdiğini, neyi özleyeceğini, bir dahaki tatilde neler yapmak istediğini konuşun. Bu tatili hatırlatan veya özetleyen bir resim yapmasını isteyip bu dönemi hoş kapatın. Eğer çocuğunuzun yaşı büyükse, bir süre sonraki tatil planlarını birlikte konuşmak keyifli olacaktır.
  • Çocukların büyük bir çoğunluğu, okula başlama sürecinde uyum sağlamakta zorlanabilir. Sabah erken kalkmakta ödevlerin başına oturmakta, günlük düzen ve disipline dönmekte yaşayacakları sıkıntılarda onlara uyum sağlamaları için zaman vermek önemlidir.
  • Yaşanan zorluklarla ilgili olarak onu anladığınızı belirtmek, çözüm yollarını birlikte konuşmak, bu sürecin normal olduğunu anlatıp, bir süre sonra işlerin yolunda gideceğini belirtmek önemlidir.
  • 2 haftayı geçen okul reddine eşlik eden kusma, karın ağrısı gibi somatik belirtiler görüldüğünde bir uzmanla görüşerek durumu değerlendirmek, sorun derinleşmeden önlemek adına yararlı olacaktır.

Seçil Akaygün Cüntay

Uzman Psikolojik Danışman