Doğum sonrası dönemde eğer anne çalışmaya devam ediyorsa ya da çocuğun birincil ihtiyaçlarını zamanında ve gerektiği gibi karşılayacak bir bakıcı/ebeveyn/yetişkin bulunmuyorsa, kreşler bu konudaki gerekli ihtiyacı karşılarlar. Kreşe kabul edilen çocuklar 0-2 yaş grubu içerir ve genel olarak çocuğun tüm günkü ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik programlar sunarlar.

Yemek, uyku, oyun gibi etkinliklerin belli bir plan/program dâhilinde verildiği yerler olan kreşler iyi ve tutarlı bir günlük bakımla, çocuğun aile hayatını tamamlayıcı bir unsur haline gelebilirler. Peki, çocuğun hayatında bu denli önem taşıyan bir kurumun seçiminde nelere dikkat etmek gerekir?

Kreş seçerken

Çoğu anne-baba çocuklarını bir kreşe yerleştirme kararını alırken tedirginlik duyabilirler ve bazı endişeler taşıyabilirler. Çocuklarının yaşının erken olduğunu düşünebilir, suçluluk duygusu duyabilir ya da çocuklarının mutlulukları ile ilgili ciddi sıkıntılar yaşayabilirler. Bu tür endişe, sıkıntı ve tedirginlikleri ortadan kaldırmanın en iyi yolu kreş alternatiflerini ziyaret ederek bazı belirleyici kriterler üzerinden en uygun olana karar vermektir.

  • Çocuk-Personel oranı önemlidir. Her bakıcı için 6-8 çocuk iyi bir oran olarak kabul edilebilir. Yaş büyüdükçe çocuk/bakıcı oranı da artarak değişebilir.
  • Disiplin, yemek, uyku ile ilgili kuralları öğrenin.
  • Hastalık konusunda aileyi bilgilendirme, ilaç kullanımı, hemşire, aşılar, sağlık dosyası gibi sağlıkla ilgili noktaları mutlaka görüşün.
  • Çalışan personelin eğitim dereceleri, ilkyardım eğitimi alıp almadıkları, tecrübeleri konusunda soru sormaktan çekinmeyin.
  • Binanın ve oyun alanının güvenliğine dikkat edin. Beton zeminlerde darbe emici yüzeylerin bulunup bulunmadığına, sivri uçlu mobilyalara, eletirik prizlerine, yabancılara karşı güvende olup olmadıklarına, oyuncakların temiz olup olmadığına ve genel temizliğe önem verin.

Tüm bu kriterlerin sizin standartlarınıza uygun olduğuna ve çocuğunuzu o kuruma teslim edebileceğinize inandıktan ve kaydı yaptırdıktan sonra da takiplerinizi mutlaka sürdürmeniz gerekir.

  • Kreşteki personeli ziyaret etmekle ve toplantılara katılmakla,
  • Diğer ebeveynlerle görüşmek ve onların da fikirlerini almakla
  • Kreş içi temizlik, onarım, yenileme gibi etkinliklere bireysel olarak katkıda bulunarak
  • Çocuğunuza da kreşte neler olduğunu sorarak kreşle ilgili bilgilerinizi güncelleyebilir ve kaygılarınızı en aza indirgeyebilirsiniz.
  • Ancak şartlar en uygun düzeyde olduğu durumlarda bile çocuğunuzun memnuniyetsiz ve mutsuz olduğu durumlara rastlayabilirsiniz.

Peki, bu durumlar nelerdir ve ebeveynlerin bu süreçlerde rolleri ne olmalıdır?

  • Kreş, çocuğun ebeveynleri ve diğer akrabalar, yakınlardan sonra yeni insanlarla tanışıp beraber olduğu ilk ortamdır. Bunun sosyalleşmesi için büyük ve önemli bir adım olmasıyla birlikte çocuk için zorlayıcı olabilir. Kreşe başlamadan önce orada nelerle karşılaşacağından bahsetmek neler olacağını anlatmak onun güven duygusunu tazeleyecek ve tedirgin olmasını bir derece de olsa azaltacaktır.
  • Kreşe başlamadan önce gitmek, öğretmenle tanışmak, yemek yenilecek, uyunacak yerleri göstermek ve bunun uzun sürecek bir durum olduğunu anlatmak önemlidir. Çünkü çocuk, bunun kısa zaman alacak ya da 1-2 günlük bir düzen olduğunu düşünebilir.
  • Özellikle kreşin ilk günlerinde çocukların mutsuz hissetmelerinin altında orada bırakılacaklarına dair taşıdıkları tedirginlik ve "annem beni almaya gelecek mi?" endişesidir. Bunu önlemenin en iyi yolu, çocuğa bu konuda sözlü ve davranışsal garanti sağlamaktır. Geç kalmamak hatta bir kaç dakika erken almaya gitmek, bunu tutarlı bir biçimde devam ettirmek geç kalınması durumunda yardımcı olabilecek diğer bir aile bireyini görevlendirmek önemlidir.
  • İlk günlerde çocuğun kreşte 1-2 saat kalması, bu sürenin içinde uyku saatinin yer almaması, daha sonra sürenin yavaş yavaş artması daha yararlıdır.
  • Eğer çocuğunuzu mutsuz görüyor ve bir şeylerin yolunda gitmediğini hissediyorsanız, çocuğunuzla sohbet diyalogları geliştirin. Eğer bilgi vermek istemiyorsa, kendi gününüzü anlatın. O gün neler olduğundan bahsedin. Örnekler verin. Bu şekilde ona model olmuş ve örnek olmuş olacaksınız.
  • Çocukların kreşte en sık yaşadıkları sorunlardan biri de sosyal ilişkiler ve arkadaşlık ilişkileriyle ilgili yaşadıkları sorunlardır. Bu noktada yuva öğretmeninin gözlemlerine güvenin ve sorun yaratan durumun üzerinden (paylaşım, liderlik, ısrar, tutturma, gruba alınmama, tercih edilmeme, agresyon) çocuğunuzla sohbetler edin, bu durumlarla baş etme becerileri konusunda bilgilendirin, örnek verin. Ancak onun kendi çözüm yolunu kendisinin bulmasına da olanak tanıyın.
  • Bazen çocuklar her gün kreşe gitmekten sıkılabilirler, bunu bir zorunluluk olarak görmek onların heveslerini kırabilir. Bunun için ara sıra kreş öncesi veya sonrasına keyifli etkinlikler koymak, monotonluğu azaltabilir.
  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, dikkat dağınıklığı, gelişimsel gecikmeler, sosyal iletişim problemi, aile içinde yaşanan huzursuzluklar, anne-baba arası sorunlar, kardeş doğumu, taşınma gibi yeni durumlar uyumsuzluğa sebep olabilir. Bu durumlarda problem yaratan duruma uygun müdahale ve yaklaşımlar yuvanın eğitimi ve pedagoglarından öğrenilebilir. Uzun süren ve yoğunluğu giderek artan durumlarda ise bir uzmandan (psikolojik danışman, pedagog, çocuk psikiyatrisi) yardım almak gerekir.

Kreş, çocuğun hayatının ilk yıllarında, onun bilişsel, duygusal, sosyal gelişimine büyük katkıda bulunan bir kurumdur ve çocuğun orada geliştirdiği benlik algısı, dış dünyaya güven, arkadaşlık ilişkileri, olgunlaşma seviyesi onun o dönemki ve sonraki mutluluğunu büyük oranda etkileyecektir. Bu yüzden kreş hem çocuğun hem ailenin mutluluğu, huzuru sağlayacak hem de eğitimsel ve duygusal ihtiyaçlarını tatmin edecek nitelikte olmasına özen göstermekte yarar vardır.

Seçil Akaygün Cüntay

Uzman Psikolojik Danışman