Bin bir çeşit krem içinden gözünüzün altına hangisi, üste hangisini süreceğinizi düşünüyorsanız, 30lar civarındasınız demektir. Son zamanlarda, saçınızın beyazı, göbek bölgesi yağlar derken, evin içi parfümeri ile eczane arası bir yerlerde seyrediyorsa, oyuna hoş geldiniz!!

Hep genç kalmamız, güzel, seksi, alımlı, kadınsı gözükmemiz için yapılan milyonlarca dolarlık yatırım, kendi kendini yaratan bir canavar aslında. Siz de her bahar yeni bir selülit kremi alıp, yarısına bile gelmeden bırakıp, selülit operasyonunu başka bahara erteliyorsanız, canavarın karnını bir öğün de siz doyurdunuz demektir. İşin en kötüsü, bu canavarın yakınında değil de dışında olduğunuzda bile; en basitinden sadece reklâmlara bakarak dahi, canavarın ikindi kahvaltısını hazır ediyoruz.

Güzel ve genç kalmamız için gerekli olduğu "emredilen" krem, şampuan, sabun, saç boyası vs vs vs yi kullanıp da hayattan keyif, zevk ve tatmin aldığını söyleyen kimseler yok zaten ortalarda. Sadece o andan haber veriyorlar bize... Dolayısıyla, tüketimin esas öğesi olan "anlık haz" da tam da burada tuzağa düşüyor! Tüketelim ki, tatmin olalım, saçımızda tekrar beyazlar çıkabilir, sorun değil, bir daha tüketiriz...

Bizim evimizde bunca "tüketilmeyi" bekleyen mucize varken, çocukları da tüketimden korumak çok kolay değil. Bedenlerimiz üzerine oynanan oyunların ebelerinden biri olan fast food gıda üreticilerinin oyuncakları da yiyeceklerine dâhil etmelerinin, bizim 10 yaş genç görüneceğimizi taahhüt eden meyve özlü, üzüm tanecikli kremden ne farkı var?

Çikolatanın da bir bitki türü olduğuna -özetle, içindeki kakao çekirdeklerinden dolayı- inanmayı çok istiyorum... Krem sürünce 25 göstereceğime de inanmak istiyorum. Aynı dünya üzerindeki tüm kitapları okuyabileceğime inanmak istediğim gibi...

Seçil Akaygün Cüntay

Uzman Psikolojik Danışman

Mart 2007

Denver, USA