Çalışma becerileri planlama, organizasyon, verimli çalışma yöntemlerini kapsar. Ancak çalışma alışkanlığının ilk olarak kazanılması ve daha sonra geliştirilmesi okul yılları süresince olur. Bu yıllarda kazanılan ya da kazanılması beklenen beceriler bireyin hayatı boyunca başarılı olabilmesi için her tür çalışma, planlama ve organizasyon alanlarında gereklidir.

Okul yılları boyunca etkili ders çalışma yöntemi olarak geliştirdiğimiz beceriler okuldan sonraki hayatta da gerekli olur. Örneğin, iş yerinde tamamlanması gereken projeler, evde organize edilmeyi bekleyen işler için etkili çalışma yöntemlerinden yararlanırız.

Çalışma programının oluşturulması

Çalışma becerilerinin gelişmesi için öncelikle bir ders çalışma planının oluşturulması gerekiyor. Bu planın çocukla birlikte hazırlanması önemli. Çünkü yapılacak olan çalışma çocuğun sorumluluğu ve bu konuyla ilgili olarak yapılan düzenlemelerde çocuğun söz sahibi olması, yapılan planın uygulanmasında da çocuğun daha istekli ve katılımcı olmasını etkiliyor. Çünkü bireyler karar verme sürecine katıldıklarında o kararı benimsemeleri ve uygulamaları daha kolay oluyor. Bu prensip tabii ki ders programını yapan çocuk için de geçerli.

Ders çalışma programı hazırlarken önem verilmesi gereken bir diğer konu zamanlama. Çocuğun okuldan gelir gelmez derse oturması verimsiz olacağı gibi televizyon karşısında geçirilen uzun saatler de akşamın geri kalanında yapılacak çalışma zamanını azaltır, konsantrasyonunu olumsuz etkiler. Bu nedenle çocuğunuzla konuşup, makul bir dinlenme süresinden sonra çalışma saatini planlayabilirsiniz. İlkokula yeni başlayan çocuğunuzla ders çalışma programı yaparken daha fazla destek olmanız gerekirken, ilerleyen yaşlarda bu desteğin azalması uygun olur.

Çalışma programı hazırlarken

Ödevlerin yapılması için bir program belirlenirken bu programın sadece ders çalışılacak zamanı değil, çocuğun tüm gününü planlayacak şekilde olması daha etkili olur. Okuldan geliş saati, dinlenme ve oyun saati, çalışma saati, yemek saati ve uyku saati program içinde yer alırsa çocuğun kendi hayatını planlaması ve organize etmesi daha kolay olur. Burada önemli olan programın katı ve bozulamaz olması gibi yanlış bir beklenti geliştirmemektir. Çünkü bu programın amacı her şeyin belli bir saati olmasından çok çocuğun günlük yaşantı düzenini bilmesi ve takip edebilmesidir.

Çocuğunuz, ancak böyle bir düzen içinde planlama ve organizasyon becerilerini geliştirebilir.

Ev ödevinin önemi

Çalışma becerileri okulda daha çok öğretmeni dinlemeyi ve not almayı öğrenmek, sınıf içindeki projelerde sorumluluk almak, grup ile birlikte ya da bazen bireysel olarak verilen görevi tamamlamak alanlarında çocuğun önüne çıkar. Bu becerileri zaman içinde öğrenerek geliştirmesi beklenir. Bu süreç içinde öğretmenlerinden ve arkadaşlarından destek alarak, okulun ve sınıfın kurallarına uygun çalışma becerilerini geliştirir.

Evdeki çalışma alışkanlığını, ödevlerini yaparak geliştirir. Ev ödevleri çocuğun birincil ve belki de hayat ile ilgili ilk sorumluluğudur. Bu sorumluluğun öğrenilmesi ve yerine getirilmesi için başta çocuğunuza destek olsanız da, daha sonra çocuğunuzun bu sorumluluğu tek başına yerine getirilmesi gerekir. Tabi ki, bir sorumluluğun kazanılması için gerekli olan en önemli şart sorumluluğun sonuçlarını yaşamaktır. Bu nedenle çocuğunuz ödevini yaptığında ya da yapmadığında bunun sonuçlarını birebir onun yaşaması önemlidir. Eğer öğretmen okulda ödevleri düzenli kontrol ediyorsa ve yapıldığında ya da yapılmadığında bunun sonuçlarını çocuklara yaşatıyorsa ödev sorumluluğu daha kolay gelişecektir.

Ailenin tutumu

Ödev sorumluluğunun gelişmesinde önemli olan bir diğer etken de, ailenin çocuğun ödevlerine ne kadar yardım ettiği konusudur. Yukarıda da belirtildiği gibi ödev çocuğunun birincil sorumluluğu, bu nedenle ortaya çıkacak ürün çocuğun çabasının eseri olmalı. Ancak tabii ki çocuklar, özellikle birinci sınıfta ödevler ve çalışmalar için ailenin desteğine daha çok ihtiyaç duyarlar. Ama bu destek sağlanırken, ailenin vereceği mesaj esas çabanın çocuktan gelmesi gerektiğidir. Doğrudan yardım yerine dolaylı yardım ve destek hem çocuğun ödev sorumluluğunu geliştirir hem de kendine olan güvenini artırır.

Ailelerin dikkat etmesi gereken bir diğer nokta, ödev yapmanın çocuk tarafından bir koz olarak kullanılmasına fırsat vermemektir. Tabii ki, ödev sorumluluğunu geliştirmek için ödül ve motive edici etkenler kullanılabilir hatta bunun çoğu zaman yararı olur. Ama bunun çocuk tarafından bir koz olarak kullanılması durumunda ortada bir sorun var demektir. Çocuğa ödevini yapması için saatlerce yalvarmak ya da her ödev için bir hediye almak çocuğun sorumluluk kazanma davranışından uzaklaşması demektir.

Ev ödevlerini tek başlarına yapan çocuklar bir şeyi tamamlamış ve başarmış olmanın hazzını yaşarlar. Anne-babanın tavrı bu duyguyu destekler ve pekiştirir yönde olmalıdır.

Ödev sırasında anne-babanın desteğinin belli bir limit içinde olması kadar, eleştirel yaklaşımlardan uzak durulması da önemlidir. Çocukların hataları olabileceğini kabul etmek ve bu hatalar fark edilince, bunları yapıcı bir şekilde düzeltmek çocuğun özgüveninin gelişmesinde etkili olur.

Çalışma ortamının hazırlanması

Planlama yapıldıktan sonra ödevlerin yapılabilmesi için öncelikle çalışma için uygun bir ortam hazırlanmalıdır. Nasıl günlük hayatta bulaşıkları banyoda yıkamıyorsak, çalışmayı da evin farklı bölümlerinde (televizyon karşısında, salonda, mutfakta, yatak üzerinde) yapmamak gerekir.

Bu nedenle mevcut fiziksel ve çevresel koşullar dâhilinde çalışma için en uygun ortam yaratılmalı. Bu her zaman özel bir oda olmayabilir ama yine de her koşulda küçük bir ders çalışma köşesi hazırlamak, çocuğun verimli çalışmasına yardımcı olur. Çalışma için ayrılan köşenin dikkati dağıtacak öğelerden uzak olması en önemli şarttır. Çalışma masasının yeterli derecede aydınlık olması, sandalyenin ve masanın çalışma için uygun olması (örneğin döner sandalyeler çalışmadan çok oyun oynamak için kullanılabilir), masa üzerinde çalışma sırasında gerekli olacak eşyalardan (kalem, silgi, cetvel, kalemtıraş, gerekli kitaplar vs...) başka bir şeyin bulunmaması ve masanın sadece çalışmak için kullanılması (oyun oynamak için değil) önemlidir. Çocuk ders çalışırken ihtiyaç duyacağı her şeyi çalışmaya başlamadan önce hazırlarsa, bu masadan sürekli kalkmasını ve dolayısıyla dikkatinin dağılmasını önler.

Çalışma zamanının ve düzeninin belirlenmesi

Çalışma için ayarlanan yerden sonra, ikinci aşama uygun çalışma saatini belirlemektir. Çocuğunuzun bireysel özellik ve ihtiyaçlarına göre çalışmayı en verimli yapacağı saati ayarlayabilirsiniz.

Zamanı da planladıktan sonra, yapılacak diğer iş çalışacak dersleri düzene koymaktır. Bu konuda ilk başlarda çocuğunuza yol gösterebilirsiniz. Hangi ödev ne kadar zaman alır? Hangi dersin ödevi daha zordur ya da çok dikkat gerektirir? Bunlara göre öncelikle dikkat gerektiren, zor ödevlerden başlanması, zor iki ders arasında çocuğunuza daha eğlenceli gelen bir dersi çalışmasını önerebilirsiniz.

Çalışma becerilerini geliştirmek için önemli olan bir diğer nokta da, çalışma süresinin ve miktarının çocuğunuzun özelliklerine göre aşamalı olarak artırılmasıdır.

Ayrıca çalışma hedefleri çocuğunuzun başarabileceği düzeyde olmalıdır. Örneğin, okumayı sevmeyen bir çocuktan bir oturuşta 10 sayfa okumasını beklemek çocuğun olumsuz duygularının artmasına neden olur.

Çalışma saati sırasında çocuğunuz sıkılarak ders çalışmayı bırakmadan önce son bir soru çözmesi ya da son bir paragraf okuması için destekleyin, böylece çocuğunuz kendi ders çalışma davranışını kontrol etmeyi öğrenir.

Okul hazırlığının yapılması

Ödevlerin yapılması kadar, önemli olan bir diğer konu da çocuğunuzun okula hazır olarak gitmesidir. Ödevler tamamlandıktan sonra ya da yatmadan önce ertesi günün ders programına göre gerekli olan malzemelerin çantaya konması çocuğun geliştirmesi gerek bir diğer beceridir. Bu konuda da ilk başlarda anne-babanın destek ve yol gösterici olmaları gerekir. Yine bu hazırlığın sorumluluğunun çocukta olması prensibi unutulmamalıdır.

Eğer çocuğunuz çalışmak istemiyorsa

Aslında zaman zaman ders çalışmak çocuk için yorucu ve sıkıntı verici olabilir. Böyle durumlarda çalışma masasına oturmamak, otursalar bile ödevi yapmamak için ellerinden geleni yapabilirler. Buna benzer durumlarda anne-babanın öncelikli olarak çocuğun o anda yaşadığı sıkıntıyı dinlemeleri ve anlamaya çalışmaları yararlı olacaktır. Ders yapmamak için direnen bir çocuğa zorla ya da çeşitli vaatlerle ödevini yaptırmak, sonrasında işleri daha da zorlaştırabilir. 'Bu aptal problemleri çözmeyeceğim' diyen bir çocuğa yaşadığı duyguyu ifade eden bir cümle ile karşılık vermek (örneğin 'matematik ödevin canını sıkıyor sanırım' gibi) işleri daha kolaylaştırır.

Ayrıca çalışmaya karşı çocuğunuzun olumlu ya da olumsuz motivasyonu olması verimi birebir etkilediğinden çalışma süresinin bitiminde çocuğunuzun ilgilendiği, hoşuna giden bir etkinlik planlamak verimi artırabilir."

Anne - babalara öneriler

  • Çocuğunuzun katılımı ile hazırlayacağınız günlük programda sadece ders çalışma saatini değil, çocuğunuzun tüm gününü (oyun, yemek, televizyon, uyku saati vs) planlayın.
  • Çocuğunuzun ders çalışması için uygun bir çalışma ortamı hazırlayın. Bu ortamın evin ortak kullanım alanlarının (mutfak, oturma odası gibi) dışında bir yer olması ve dikkati dağıtacak öğelerden (televizyon, telefon vs)) uzak olmasına dikkat edin.
  • Çocuğunuzun çalışma masasının düzenini sağlamasında yardımcı olun, masada dikkati dağıtacak ders çalışma sırasında ihtiyaç olmayacak eşyaların olmamasına dikkat edin.
  • Çalışma süresini ve miktarını aşamalı olarak artırın. Aynı şekilde ev ödevlerinin yaparken gösterdiğiniz dolaylı yardımı da aşamalı olarak azaltmaya başlayın. Yardımın sadece çocuğunuza destek vermek şekilde olmasına, birincil sorumluluğun ona ait olmasına dikkat edin. Bitirilen ödev anne-babanın değil çocuğun ürünü olmalıdır.
  • Çocuğunuz için ulaşılabilecek hedefler koyun ki, başarmanın keyfini yaşayabilsin. Böylece ödev yapmak onun için motive edici bir hal alır. Tek başına çalışma çabasını, ürün her zaman mükemmel almasa da ödüllendirmeyi unutmayın.
  • Yapamadığı, beceremediği konularda aşağılayıcı ve utandırıcı tarzda eleştirmeyin. Bu hem özgüvenini olumsuz etkiler hem de çocuğunuzla iletişiminizin bozulmasına neden olur. Unutmayın ki ancak iyi bir iletişimle, çocuklarınızın sorunları olduğunda bu sorunları sizinle paylaşmasını sağlayabilirsiniz. Aksi halde çocuğunuz sizden uzaklaşabilir.

Ece Akın Bakanay

Uzman Psikolojik Danışman