Sorumluk nedir?

Her anne baba çocuğunun kendine güvenen, kendi ayakları üzerinde durabilen, hayatta karşılaştığı sorunları kendi başına çözebilen bir birey olmasını ister. Çocukların bu becerileri kazanabilmesi anne babanın tutumları ile yakından ilgilidir; çocuklar sorumluk almayı, davranışlarının sonucunu yaşamayı ev ortamında öğrenirler. Çocuklarına küçük yaştan itibaren kendine yetmeyi, sorumluluk almayı öğreten anne babalar ileriki yıllarda çocuklarının kendi ayakları üzerinde durabileceğine güvenebilirler.

Sorumluluk çocuğun yaşına, cinsiyetine ve gelişim düzeyine uygun görevler vermekle başlar. Sorumluluk alan çocuklar kendilerine bakabilecek temel becerileri öğrenirler; yemek yemek, üstünü giyinmek, ödevini yapmak için ebeveynlerinin birebir yardımına ihtiyaç duymazlar. Sorumluk çocuğun karakter gelişimini etkileyen en önemli sosyal değerlerden biridir.

Sorumluk neden önemlidir?

Sorumluluk duygusu çocuğun kedine olan güvenini geliştirir. Çünkü çocuk kendi ihtiyaçlarını kendi başına karşılayabildiğini gördükçe, anne babanın destek ve yardımına giderek daha az gerek duyar. Kendi gücünün ve becerilerinin farkına vararak gerektiği zaman sorunlarını kendi başına çözebileceğini bilir.

Ev ortamında sorumluk alma becerileri gelişmeyen çocuklar okul yıllarında ödevlerini ve eşyalarını sıklıkla unutabilirler, çanta ve masalarını düzenlemekte zorlanırlar. Daha da önemlisi karşılaştıkları olaylar karşısında her zaman başkalarından yardım alma ihtiyacı duyarlar ve bu nedenle kendilerine olan güvenleri tam olarak gelişemez.

Sorumluluk geliştirmek için neler yapılabilir?

Zaman ve Sabır: Öncelikle işlerin nasıl yürüdüğünü göstermek için çocuğunuza zaman ayrın. Çocuklar en iyi gözlemleyerek ve yaparak öğrenirler. Bu nedenle ihtiyaçları olan becerileri öğretirken ana babaların zaman ayırmaları ve sabır göstermeleri gerekir. Çünkü öğrenme süreci çok çabuk olamayacağı gibi ortaya çıkacak iş de birinci kalite olmayacaktır. Yapacakları işi tam olarak öğrenene kadar çocuğunuza destek olun. Örmeğin eğer çocuğunuza odasını toplamasını öğretiyorsanız, haftanın bir gününü beraber oda toplama günü ilan edin. Müzik eşliğinde odasını toplamasına yardım edin. Rutin işleri eğlenceli hale getirmek sizlerin elinde.

Kendi ayakları üzerinde dursun: Çocuğunuza yapabileceği her şeyi kendi başına yapmasına fırsat verin. Becerileri kullandıkça gelişecektir. Çocuğunuz yürümeye başladıktan sonra artık onu her yere kucağınızda taşımazsınız. Biberonunu ya da

bardağını yardımsız kaldırabildiği andan itibaren su içmek onun için daha eğlenceli olacaktır. Çünkü nasıl bizler bir işi başardığımızı görmekten zevk alırsak aynı keyif çocuklar için de geçerlidir. Anne baba olarak onların bu keyfi tatmalarına destek olmak önemlidir. Yemek yemek, giyinmek, soyunmak, temizlik için gerekli olan becerileri çocuklar küçük yaşlardan itibaren geliştirirler. Bu dönemde çocuğa fırsat vermemek, onun yerine onun ihtiyaçlarını karşılamak çocuğun becerisinin gelişmesini engelleyeceği gibi yetersiz hissetmelerine de neden olabilir.

Her şeyin bir yeri olsun: Evdeki her eşyanın belli bir yeri olduğunu bilmek çocukların etrafı düzenli tutmasına yardımcı olabilir. Neyin nerde olduğunu bilmek çocuğa güç verir. Düzenli bir ev ortamı çocuğun düzenli olmayı öğrenmesinde etkilidir. Ancak daha da önemlisi bu düzenin sağlanmasında çocuğun da rolü olmalıdır. Kirlenen pantolonunu kirli sepetine atmak, okuduğu dergiyi gazeteliğe koymak, meyve suyu şişesini tekrar buzdolabına kaldırmak gibi günlük hayata dair işlerde çocukların da sorumlulukları olmalıdır.

Evdeki yardımcının rolü: Evde gündelik işleri ve temizliği yapan bir yardımcınız varsa bile çocuğunuzun kendi sorumlulukları olmasını sağlayın. Eğer her gün biri yatağını topluyorsa uzun yıllar yatağını toplamayı öğrenmeye gerek duymayacaktır. Yardımcının evdeki rolünü çocuğunuza iyice anlatın. Bu konuda sizin model olmanız önemlidir. Eğer size ait sorumluklar yardımcınız tarafından yapılıyorsa çocuğunuzda aynı imtiyazlara sahip olmak isteyecektir.

"Bir musibet bin nasihatten iyidir": Çocuğunuza davranışlarını sonuçları olduğunu gösterin. Anne babalar genellikle koruyucu anne babalık içgüdüleri ile çocuklarını olumsuz sonuçlardan korumaya çalışırlar. Eğer çocuk sabah okul için hazırlanırken yavaş davranıyorsa anne baba servisi kaçırmasına engel olmak için onu giydirmek, kahvaltısı yedirmek gibi yardımlarda bulunurlar. Sonuçta çocuk servisi kaçırmaz ama sabahları kalkıp zamanında hazır olma becerisini de geliştiremez. Bu durumda bir sabah servisi kaçırması uzun vadede onun için daha önemli olacak bir beceriyi kazanmasını sağlayacaktır. Geç hazırlandığında okula geç kalacağını görmesi ve okulda arkadaşlarına ve öğretmenine bu durumu açıklaması onun sorumluluğunda olmalıdır. Bu durumda "bak gördün mü acele etmedin ve okula geç kaldın" denmemeli sadece bunun sonucunu yaşaması sağlanmalıdır. Unutulmamalıdır ki, bir konuda sorumluluk almanın en temel tetikleyicisi o işin sonucunu yaşamaktır.

Model olun: En önemli nokta ise anne babanın çocuğa model olmasıdır. Eğer anne baba günlük hayat ile ilgili kendi sorumluluklarını aksatıyorlarsa ya da bin bir zorlukla isteksizce yapıyorlarsa çocuklar da sorumluluklarla ilgili olumsuz duygular yaşayacaklardır.

Bütünü parçalara bölün: Çocuğunuza öğretmek istediğiniz davranış ne olursa olsun mümkün olan en basit basamaktan başlayın. Bir yetişkin bile dağınık bir odaya girdiğinde nereden başlayacağını bilemeyip umutsuzluğa düşebilir. Eğer çocuğunuzun odasını toplamasını istiyorsanız öncellikle işleri basamaklandırın. Birinci basamak oyuncakları kutularına yerleştirmek, ikinci basamak kirli ve temiz çamaşırları ayırmak, kirlileri kirli sepetine, temizleri ait oldukları yerlere yerleştirmek olabilir.

Seçme şansı verin: Çocukların kendi hayatları üzerinde söz sahibi olmalarını sağlarsanız verdikleri kararlar ile ilgili sorumluluk almalarına ve kendilerine olan güvenlerinin gelişmesine yardım edersiniz. Kendileri için uygun olanı seçme becerisini kazanmaları önemlidir. Ayrıca alternatifler arasında seçme şansları olduğunda alınan kararı benimseyip uygulama olasılıkları daha fazladır. Tabi ki seçim yapılacak alternatifler anne baba tarafından belirlenip sınırlandırılabilir. Örneğin; çantanı ödevlerini bitirdikten sonra mı yoksa yatmadan önce mi hazırlamak istesin gibi.

Olumlu davranışı pekiştirin: İnsan davranışları ile ilgili en temel kurallardan biri ilgi gösterilen davranışın tekrar etmesidir. Bu nedenle çocuğunuz verilen sorumluluğu yerine getirdiğinde bu davranışını fark edip ona bundan duyduğunuz memnuniyeti belli ederseniz bu davranışın tekrar etme olasılığı yükselecektir. Olumlu geri bildirim vermek "Aferin benim oğluma, odanı bu kadar güzel topladığın için seninle gurur duyuyorum" ya da daha önceden belirlenmiş bir ödülü vermek "odanı topladığına göre bu hafta sonu sinemaya gidebilirisin" davranışın tekrarını güçlendirecektir. Ödül kullanmak özellikle yeni bir davranışın kazandırmak ya da çocuğun motivasyonunu arttırmak için etkili bir yöntemdir. Burada önemli olan kazandırılmak istenilen davranışın çok açık bir şekilde çocuğa anlatılması ve ödül sisteminin nasıl işleyeceğinin açıklamasıdır. Örneğin çalışma masasının düzenlenmesi için haftalık bir çizelge hazırlanıp, düzenli olan her gün için bir yıldız yapıştırılıp, hafta sonunda kazanılan yıldızlara göre daha önceden belirlenmiş ödüllerden birini kazanması.

Yaşa uygun sorumluluklar nelerdir?

Çocuğunuz kaç yaşında olursa olsun, yapabileceği yaşına uygun sorumluluklar bulunabilir. Önemli olan çocuğun becerileri dâhilinde sorumlulukları ondan beklemektir.

2 - 3 Yaş: Bu yaş grubundaki çocuklar basit giyecekleri (yelek gibi) kendi başlarına giymeyi öğrenebilirler.

Çatal kaşık kullanmak için kas gelişimleri yavaş yavaş yeterli düzeye geldiğinden biraz acemici de olsa çatal kaşık kullanabilirler.

Çatal kaşık kullanmakta olduğu gibi bardaktan su içme denemeleri de bu yaşta gözlemlenebilir.

Bu alanların tümünde önemli olan çocuğun ileriki yaşlarda bu becerileri geliştirip kullanabilmesi için mümkün olduğunca fazla pratik yapmasına olanak vermektir. Yemeğini biraz dökerek yediği için annesi tarafından yedirilen bir çocuğun çatal kaşık kullanma becerileri, yemeği kendi başına yemeği denemesine fırsat verilen çocuğa göre daha yavaş gelişecektir.

3 - 4 Yaş: Bu yaşlarda çocuklar basit ev işlerinde yardımcı olabilirler. Örneğin kendi oyuncaklarını sepetine yerleştirebilir.

Öz bakım becerilerini kendi başına yapmak için ilk adımı atabilirler; diş fırçalamak, elini yüzünü yıkamak gibi. Tabi bu becerileri anne babayı birebir gözlemleyerek ve onların desteği ile deneyerek geliştireceklerdir.

Ayrıca bu yaşta ayakkabılarını giyebilirler. Ama bağcıkları bağlamak için hala yardıma ihtiyaçları vardır.

4 - 5 Yaş: Önceki yaş gruplarında gözlemlenen becerilerin yanı sıra bu yaştaki çocuklar eşyalarını toplayıp, ufak tefek işlerde yardım edebililer (toz almak gibi)

Ayrıca çatal, kaşık ve bıçak kullanma becerileri tam olarak geliştiğinden sofra kurallarına uygun şekilde yemek yiyebilirler.

Bu yaştaki çocuğunuzdan odasındaki oyuncakları toplamasını, kendi başına elini yüzünü yıkamasını, yemeğini yemesini, masa hazırlanırken bir şeyleri (örneğin tuzluk) götürmesini bekleyebilirsiniz.

5 - 6 Yaş: okul önce dönemden okul dönemine geçiş yapan bu yaş çocukları artık yavaş yavaş kendi ayakları üzerinde durmaya başlamışlardır. Yuva ve ana hazırlık sınıfı derken ilkokul birinci sınıfa başlayan çocukların dünyasında artık sadece ailesi yoktur. Dış dünyaya ait beceri ve sorumlulukları kazanmaya hazır duruma gelmişlerdir.

Artık kendi başlarına giyinip soyuna bilirler. Belki hala bu becerileri anne babanın beklediği kadar çabuk değildir. Ama hızlanmaları için kendi başlarına giyinmeye devam etmeleri gerekir. Eğer anne baba sabredemeyip bu seferde "ben giydireyim" derse o zaman bu becerinin gelişmesi gecikecektir. Ayrıca eğer bir yere geç kalınması söz konusu ise çocuğun hazırlaması için yeterli zaman verildikten sonra geç kalmanın sonucunu çocuğun yaşaması da sorumluluk duygusunun gelişmesi için önemlidir.

Ev işlerinde yardım edebilirler ( sofrayı hazırlamak gibi). Bu yaş grubundaki çocuklar kendi ile ilgili sorumlukların yanı sıra tüm aileyi ilgilendiren sorumlukları da yerine getirebilirler.

7 - 12 Yaş: Bu yaş döneminde artık okul çocuğun hayatında çok önemli bir yere sahiptir. Dolayısıyla sorumlulukların çoğu da okul ile ilgilidir. Ödev yapmak, okul eşyalarına sahip olmak, gerekli materyalleri unutmamak, okul ve sınıf kurallarına uymak gibi. Tabi ki evdeki sorumluluklar da devam etmektedir; çalışma masalarını düzenlemek, odalarını toplamak, giysilerini dolaba yerleştirmek.

12 - 16 Yaş: Ergenlik dönemi sorumluluklar açısında zor bir dönemdir. Çünkü çocuğunuz artık kendi kişiliğini arayan anne babanın kuralları yerine alternatif kurallar arayan bir genç olmuştur. Kendi ayakları üzerinde durmak, özgürlüğünü ilan etmek en önemli hedef haline gelmiştir. Bu nedenle özgürlüğün aslında bir sorumluluklar bütünü olduğunu anlamalarına yardım etmek anne babalara düşen en önemli görevdir. Bu dönem ortaya çıkan davranış ve disiplin sorunların Anne baba, çocuk arasındaki iletişimi ve duygusal bağı güçlendirerek üstesinden gelmek gerekecektir.

Ece Akın Bakanay

Uzman Psikolojik Danışman