İlk kardeş kavgalarının ya da yuvadaki anlaşmazlıkların nedeni paylaşılamayan bir oyuncaktır. Çocuklar, paylaşmayı öğrenmeden önce sahiplenmeyi öğrenirler. Hayatlarının ilk bir yılında tamamen anne babalarına bağımlıdırlar, anne babaları da onlara. Bebeğin gelişiyle çiftin hayatı tümüyle değişmiştir. Artık ilk önce bebek ve bebeğin ihtiyaçları vardır ve uzun yıllar da bu böyle devam eder. İlk bir yıldan sonra bebek yavaş yavaş kendi özgürlüğünü ilan eder.

Artık yürümeye başlamıştır. Anne baba hem onun dünyayı keşfetmesine izin verir hem de onu tehlikelerden korumaya devam eder. Yürümeyi konuşma takip eder. Artık dış dünya farklı yönleriyle çocuğun hayatına girmeye başlar. Sınırlar ve kurallar uygulamaya konulur. Neler ellenebilir, neler yenilebilir, ne kadar uzağa gidilebilir hepsiyle ilgili sınırlamalar çocuğun hayatına girer ve tabii ki direnişle karşılaşılır.

Çocuğunuz 2 yaşında

Çocuklar iki yaşında kendi güçlü benliklerini ortaya koyarlar, sahiplenme duygusu bu dönemde tüm etkisiyle ortaya çıkar. Çünkü hiçbir mantıklı açıklama çocuk için yeterli ya da vazgeçirici değildir. Tek doğru vardır o da onun yaptığıdır. Bu yaş dönemi anne babalar için zorlu bir sınav gibidir. Küçük bebekleri gittikleri yerde hoşuna giden her şeye sahip olmak istemektedir. Komşunun anahtarlığı, annenin gözlüğü, ilgisini çeken her şey onun olmalıdır. Her ne kadar bu dönemsel bir özellik olsa da sonraki yılların temelini oluşturması anne babanın bu sınırsız taleplerle baş etmesi gerekmektedir.

Alışkanlığa dönüşmesini engelleyin!

İki yaş döneminin inatçı yapısının alışkanlığa dönüşüp dönüşmemesi anne babanın tutumlarına bağlıdır. Bebeklik döneminden gelen alışkanlıkların çocuğun yaşına ve ihtiyaçlarına göre düzenlenmesi gerekmektedir. İlk yıllarda bebeğin ihtiyaçlarının ertelenmeden, koşulsuz olarak karşılanması gelişimi için gerekliyken, sonraki yıllarda bu denge değişmeye başlamalıdır. Konuşma yetisini kazanan çocuk artık etrafını daha iyi anlama becerisine de sahip olur, "hayır"ın anlamı artık daha net bir anlam kazanır. Tek sorun çocuğun bu anlamdan hoşlanmamasıdır. O yine bebekken olduğu gibi istediği şeye istediği anda sahip olmak ister. İhtiyaçlarını geciktirmek istemez. Bunu öğretecek olanlar ise anne babadır. İki yaşında gördüğü her şeyi tutturan, eline aldığını bir daha bırakmak istemeyen bir çocuk görmek kimseyi şaşırtmaz; ama aynı şeyi yedi yaşında bir çocuk için söylemek pek mümkün değildir. Peki, o zaman sınırı ne zaman çizmek gerekiyor?

Çocuğunuz 3 yaşında

Çocuklar üç yaşlarına geldiklerinde sosyal gelişim alanında büyük bir adım atarlar. Dış dünyayı, diğer insanları, kendilerinden bağımsız olarak algılamaya başlarlar. Artık "ben ve benim ihtiyaçlarımın" yanında "o ve onun ihtiyaçlarını" da fark ederler. Bu yaştan itibaren her şeye sahip olma istekleri devam etse de yavaş yavaş kendine ait olan ile olmayanı ayırt etmeye başlarlar. Ama yine de oyuncak paylaşmak önemli bir sorundur. Bu yaş döneminde çocuklar bir arada ama farklı oyuncakla oynamayı tercih edebilirler. İlerleyen yaşlarda birlikte oyun kurma becerileri geliştiğinde aynı oyuncakla eş zamanlı oynama becerisini de geliştirirler.

Bu yaşta kendisine ait olan eşyalar önem kazanmaya başlamıştır. Yuva deneyimi ile birlikte çocuklar kendi eşyalarının sorumluğunu almayı öğrenmeye başlarlar. Ara sıra küçük karışıklıklar olsa da kendilerine ait olan eşyaya sahip olurlar. Bu dönemde kendi ihtiyaçları kadar karşı tarafın da ihtiyaçları olduğu anlamakta zorlanan çocuklar sosyal ilişkilerde sorun yaşayabilirler. Israrcı ve aşırı sahiplenici özelliği olan çocuklar diğer çocuklar tarafından kabul görmeyebilirler. Oyuncaklarını paylaşmak istemeyen bir çocuğun oyun arkadaşı olarak seçilmesi zordur.

Anne babanın rolü

Ev ortamında aşırı sahiplenme çok fazla sorun yaratmayabilir. Çünkü anne babaların çocuklarını koşulsuz olarak kabul edebilme yetileri vardır. Ama çocuğun sosyal bir birey olması için öğrenmesi gereken en önemli değerlerden biri, başkalarının haklarına saygılı olmaktır. Bunun içinde, başkalarının eşyalarına, fikirlerine ve duygularına saygılı olmak vardır.

İHTİYAÇLARINI GECİKTİRMEYİ ÖĞRETİN Anne babalar çocuklarına 3 yaşından itibaren ihtiyaçlarını geciktirmeyi, çocuğun isteklerinin yanı sıra kendi istek ve ihtiyaçlarının da olduğunu gösterebilmelidirler. Bunun yolu çocuk her istediğinde isteğinin anında yerine getirilemeyeceğini göstermekle başlamaktır. Sizden su istediğinde 5 dakika beklemesini çünkü önce bitirmeniz gereken bir işiniz olduğunu söyleyebilirsiniz. Parka gittiğinizde salıncak sırasının ondan önce gelen çocukta olduğunu ve beklemesi gerektiğini anlatabilirsiniz. İlk etapta sizi dinlemek ve anlamak istemese de sizin model olmanız bu becerinin gelişmesini destekleyecektir.

HATASINI TELAFİ ETMESİNE İZİN VERİN Başkalarının eşyalarına saygı göstermeyi öğretmenin en etkili yolu çocuğunuz yanlışlıkla bir arkadaşının oyuncağına zarar verdiğinde ya da komşunun camını kırdığında hatasını kendisinin telafi etmesine izin vermektir. Bunu bir ceza yöntemi olarak değil, bu tip durumlarda sorunun çözümü için gerekli bir yöntem olarak tanıtmak önemlidir. Bu şekilde çocuklar başkalarının haklarına, eşyalarına saygı göstermeyi ve gerekli durumlarda hatalarını telafi etmeyi öğreneceklerdir.

ÖĞRETİN ONA: "SANA AİTOLMAYAN BİR EŞYAYI ALAMAZSIN" Yaş ilerledikçe çocuklar mantıklı açıklamaları daha kolay anlamaya başlasalar da temel alışkanlıkları önceden oluşturmak daha etkilidir. Örneğin iki yaşındaki çocuğunuz misafirliğe gittiğiniz evdeki bir oyuncağı sahiplenebilir. Bu tip durumlar zordur. Ya onun suyuna gidip geceyi sakin sonlandıracaksınız ya da ona ait olamayan bir şeyi alamayacağını anlatmaya çalışacaksınız. İki durum da anne baba için sıkıntı vericidir. Bu tip durumlarda mümkün olduğunca az sözel ve mantıksal açıklama kullanarak sorunu çözmeye çalışmakta yarar var. Öncelikle 2 yaşındaki çocuğunuzun mantığı ve dil becerisi kısa açıklamaları gerektirir. Ayrıca ne söylerseniz söyleyin ilgisini çekecek bir şey bulamadıkça onu vazgeçirmeniz mümkün olmayacaktır. Bu durumda iki seçenek olabilir; ya kısaca "hayır onu alamayız" deyip oyuncağı sahibine iade edeceksiniz (ağlama ve itirazlara hazır olun) ya da onun ilgisini çekecek başka bir şeye yönlendireceksiniz (hedef değiştireceksiniz). Önemli olan iki durumda da ona ait olmayan bir eşyayı alamadığını göstermektir. Yaşı büyüdüğünde bu durumla baş etmek daha kolaylaşabilir. Anne babanın çocuğu istediğinden vazgeçirmek için imtiyazlar vermek zorunda kalması pek ilerleme olarak kabul edilemez.

Sahiplenmek ne zaman sorun olur?

Sahiplenme sosyal ilişkileri doğrudan etkileyecek bir özelliktir. Eğer çocuk etrafındaki her şeyi (oyuncak, arkadaş) aşırı sahipleniyorsa bu kişiler-arası ilişkilere zarar verebilir. Özellikle bu çocuklar paylaşmaktan hoşlanmadıkları için sosyal ortamlarda tercih edilen arkadaş olmakta zorlanırlar. Oyuncaklarını, eşyalarını, arkadaşlarının diğerleriyle paylaşmaması bir süre sonra grubun dışında kalmalarına neden olur. Bu durum ellerinde olana daha sıkı sarılmalarına ve aşırı sahiplenme davranışının pekişmesine neden olabilir.

Eğer sahiplenme davranışı çocuğun yaşıtlarıyla kurduğu ilişkiyi olumsuz etkiliyorsa en kısa zamanda bu sorunun çözümüne yönelik adımlar atılmalıdır. Eğer anne baba yaptıkları düzenlemelerle bu durumu değiştiremiyorlarsa o zaman uzman yardımına başvurabilirler.

Ece Akın Bakanay

Uzman Psikolojik Danışman