Birçok anne-baba o günkü matematik yazılısı yüzünden sabah aniden başlayan karın ağrılarıyla uğraşmıştır. Eğer bu karın ağrısı işe yararsa çocuğunuz matematik yazılısından kurtulacak ve 2 saat sonra televizyon karşısında çizgi filmi seyrediyor olacaktır. Çocuklar hasta numarası yapar, bahaneler uydururlar.

Neden bahane uydururlar?

Hepimiz zaman zaman bizi zor durumdan kurtarmasını umduğumuz bahanelere başvururuz. Çocuklar içinde bu durum çok farklı değildir. Baş edemeyecekleri bir durumla karşılaştıklarında onlar da bahane uydurabilirler. Bahaneler çeşitli olabilirler ama genellikle altındaki duygu kaygı ve strestir. Eğer çocuğunuz yeni bir ortama girecekse, sınavda başarısız olmaktan korkuyorsa, arkadaşları ile ilişkilerinde sorun yaşıyorsa, anne-babasının memnun edemediğini, düşünüyorsa endişelenmesi, baskı altında hissetmesi doğaldır.

Sorunlardan kaçmak, bahaneler uydurmak, ara sıra yapıldığında çok önemli olmasa da bunun alışkanlık haline gelmesi, dikkat edilmesi gereken bir durumdur. Eğer çocuğunuz bir gün önce en yakın arkadaşı ile küstüğü için sabah karın ağrısıyla uyandıysa belki bu seferlik okula gitmemesini kabul edebilirsiniz. Ancak bu ve benzeri bahaneler sıklıkla tekrarlanıyorsa o zaman bu sürecin değerlendirilmesi gerekir.

Sorunlarla baş etmek kolay kazanılan bir beceri değildir. Anne-babanın destek olması önemlidir ama desteğin sınırlarının iyi belirlenmiş olması gerekir. Destek olmak ile çocuğun sorunlarını onun yerine çözmek farklı kavramlardır. Anne-babası tarafından aşırı korunan çocuklar sorunlarını kendi başlarına çözebilecek gücü ve güveni geliştirmekte zorlanacaklardır.

Neden karnı ağrıyor?

Kaygı ve stres günlük hayatın bir parçasıdır, çocuklar büyürken kendi yaş dönemlerine uygun problem çözme becerilerini de geliştirmeleri beklenir. Bu sayede karşılaştıkları sorunları çözebilirler eğer uygun sorun çözme yöntemlerine (problem durumu tanımlama, duygusunu fark etme, alternatif çözüm yöntemleri düşünme) sahip değillerse uygun olmayanı (anne-babanın çözmesini talep etmek, problem yaratan durumdan kaçınmak vb.) kullanacaklardır.

Çocuklar bahaneler uydururlar çünkü içinde oldukları durumdan bu şekilde çıkış bulabileceklerini düşünürler. Tabii ki bu düşüncenin gelişmesinde etkili olan farklı etkenler vardır.

Öncelikle anne-babanın sorunlar karşısında sergiledikleri tutum çocuğa model oluşturmaktır. Eğer annede gitmek istemediği bir arkadaş

toplantısına bahane uydurarak katılmıyorsa bu yöntem çocuk tarafından kaydedilecektir.

Bunun yanı sıra her çocuğun kişilik yapısı birbirinden farklıdır. Bazı çocuklar kaygı ve stres yaratan durumlarla baş etmekte yaşıtlarına oranla daha çok zorlanabilirler. Yeni bir yere taşınmak, okuldaki ilk gün, arkadaşlarının doğum günü partisi, sınavlar çocuklar için belirsizlik, hata yapma korkusunun ortaya çıktığı, durumlardır. Eğer bu durumlarla baş edemeyeceğini düşünüyorsa büyük bir ihtimalle bu durumlardan kurtulma yolunu arayacaktır. Sorunu çözmektense ertelemek bazen tek çıkar yol gibi görünür.

Ayrıca bazı durumlarda sorunlardan kaçınmaktan çok anne-babanın ilgisini çekmek için de benzer bahanelere başvurulabilir. Aile ortamında hasta olmak, ayrıcalıklı bir rol kazanmanın yolu gibi görünüyorsa çocuklar ilgi ihtiyaçlarını bu şekilde karşılamayı öğrenebilirler.

Gerçekler ve bahaneler

Peki, anne-babalar gerçek bir hastalık durumuyla bahaneleri birbirinden nasıl ayırabilirler? Öncelikle tekrar eden şikâyetler için (karın ağrısı, baş ağrısı, bulantı ve kusma) bir doktor kontrolünden geçmek önemlidir. Böylece fizyolojik bir sorun olup olmadığından emin olunabilir. Ancak bu her karnı ağrıdığında doktora götüreceğiniz anlamına gelmeyebilir. Benzer olan şikâyetler için genel olarak doktorun görüşünü almak ancak sonrasında bu şikâyetlerin arkasında yatan başka etkenler olup olmadığını araştırmak gereklidir. Karın ağrısının öncesi ve sonrasında neler olduğunu takip etmek bize bunun gerçek bir ağrı mı, yoksa bahane mi olduğunu anlamamızı sağlayacak ipuçları verebilir. Örneğin her sınav dönemi tekrarlayan ağrıların fizyolojik olmaktan çok psikolojik kökenli olmaları yüksek bir ihtimaldir. Ya da bir gece önce yapılamayan bir ödev okula gitmeyi istememesinin gerçek nedenidir. Eğer çocuklar hastalık belirtileri gösteriyorlarsa önce fizyolojik sağlıklarının yerinde olduğundan emin olup sonrada bu duruma neden olan sorunu anlamaya çalışmak ve bu durumu çocukla paylaşmak önemlidir.

Anne‐baba neler yapabilir?

Bahaneler ile başa çıkmanın ilk adımı çocuğunuzun dinlemek olacaktır. Eğer anne-baba tarafından dinlenildiğini ve anlaşıldığını hissederse fiziksel belirtiler yerine sorunlarını anlatmayı tercih edecektir. Onu endişelendiren, üzen, korkutan durumlarını anlatmasına yardımcı olun, kendinizden örnekler verin (benzer durumlarda siz nasıl hissettiğinizi, sorunu çözmek için neler yaptığınızı anlatın) ders ve öğüt vermeye değil onun duygularını anlamaya odaklanın. Çocuğunuzun kendi duygularını ifade etmesine yardımcı olun (sanırım bugünkü fen sınavı seni endişelendiriyor, belki de başarısız olacağından korkuyorsun vb.) Duygular

tanımlanıp, ifade edilmediklerinde davranışa yansırlar (karın ağrısı, mide bulantısı vb.) Sorunlar ve duygular hakkında konuşmak onları daha kabul edilebilir yapar.

Anne-babanın sorunlar karşısında gösterdiği tutumlardan çocuğun tercih edeceği baş etme yöntemlerini belirleyecektir. Anne-babası tarafından eleştirileceğini, cezalandırılacağını düşünen çocuk gerçekler yerine bu olumsuz durumdan kurtulabileceği bahaneleri tercih edecektir, Eğer başarısız olmak anne-baba tarafından kabul edilemeyecek bu durumsa çocuk ya başarısız olma ihtimali olan durumlardan kaçınacak (yeni bir şey denememek gibi) ya da başarısız olduğunda bunu anne-babadan gizlemeye çalışacaktır. Aşırı korumacı tutum kadar mükemmeliyetçi anne-baba tutumu da çocukların sorunlarıyla baş etmesi için uygun yöntemleri geliştirmesine engelleyecektir.

Çocuklar anne-babalarını gözlemleyerek öğrenirler anne-babanın kendi sorun çözme becerileri ile model olması bu yüzden önemlidir. Ayrıca gerektiğinde sorunlarla nasıl baş edebileceğini çocukla konuşmak, ona problem çözme becerilerini öğretmek gerekmektedir. Sorunu tanımlamak, sorunun neden olduğu duyguyu tanımak,, alternatif çözüm yollarını belirlemek, uygun olanı seçmek ve uygulamak... Sorunlardan kaçmak yerine nasıl çözümleneceğini öğretmek.

Ancak eğer karın ağrıları, baş ağrıları çok yoğun olarak ortaya çıkıyor ve günlük hayata uyumu gerçekten olumsuz olarak etkiliyorsa bu durumda bir uzman yardımına başvurmak gerekebilir. Özellikle okul fobisi olarak tanımlanan okul korkusu ya da okul reddi olarak da bilinen sorun ile karşılaşıldığında, anne-babanın zaman kaybetmeden önlem alması önemlidir.

Ece Akın Bakanay

Uzman Psikolojik Danışman