Annelik hemen her kız çocuğunun evcilik oyunu ile tecrübe etmeye başladığı, aslında öğrenilen becerilerden çok içten gelen duygu ve dürtülerle şekillenen bir süreç olarak kabul edilebilir. Anne olmak istemek, anne olmaya karar vermek ve sonunda anne olmak bu sürecin basamakları.

Bazen bu basamaklar birbirlerini aynı sırayla takip etmeyebilir (önce anne olup daha sonra anne olmayı kabul etmek gibi), ya da her bireyde bu kadar ayrı basamaklar şeklinde ortaya çıkmayabilir. Ne şekilde olursa olsun annelik hayatın getirdiği roller arasında en donamlı olmayı gerektiren ve en çok tatmini sağlayan roldür.

Annelik hamilelik ile başlasa da aslında doğumla birlikte bu rol resmilik kazanır. Daha önce anne-babasının biricik kızı, eşinin sevdiği kadınken şimdi bunlara ek olarak ve belki daha öncelikli olarak annedir. Koruyup kollayacağı, besleyip büyüteceği, sevip öğreteceği bir bebeğin annesidir. Hamilelik süresince fiziksel olarak bir bütün olduğu bebeği ile bundan sonra duygusal bir bağ kuracak, bebeği ağladığında neye ihtiyacı olduğu ilk o anlayacak, özveri, sağduyu ve sabırla hemen hemen tüm ihtiyaçlarını o karşılayacaktır.

Anne olmak birçok zorluğu beraberinde getirse de hayatı zenginleştiren bir deneyimdir. Annelik yapmak- yapabilmek için doğuştan getirdiğimiz kişilik özellikleri önemli olsa da çevremizden öğrendiğimiz bilgiler de bizi destekler. Ama yine de annelik öğrenilen bilgilerden (bebeğin altını nasıl değiştirileceği gibi) çok hissedilen duygular (bebek ağladığında neye ihtiyacı olduğunu anlayabilmek gibi) ile ilgilidir.

Birçok anne daha önce bebek bakımı ile ilgili çok fazla bilgileri olmamasına rağmen, bebeklerini kucaklarına aldıkları ilk andan itibaren aralarında kurulan güçlü bir bağ sayesinde onun ihtiyaçlarını herkesten daha iyi anlayabilir.

Anne olmak sabırlı davranmayı, kriz durumlarında sakin kalıp sorunu çözebilmeyi (hiç bitmeyecekmiş gibi duran ağlamaların ne anlama geldiğini anlamak), empati kurmayı, özverili olmayı (az uyku ile çok iş yapabilmek), bebeğin tüm ihtiyaçlarını anlayarak (beslenme, sevgi öncelikli olarak) bunları karşılamayı gerektiriyor.

Tüm bunlar tabi ki bir anda gerçekleşmiyor, ama eninde sonunda anneler bunları başarabiliyorlar.

Anneliğin birçok farklı yönü olmasına rağmen en etkileyici tarafı sizin bir parçanız olarak hayata başlayan daha sonra tüm ihtiyaçlarının karşılanması için size muhtaç olan bir bireyi her yönü ile hayata hazırlamak ve sonunda bağımsız bir birey olarak

kendi hayatını kurmasına yardımcı olacak tüm becerileri (özgüven, sevgi, hayat ile ilgili tüm değerler vb.) ona kazandırarak onu yetiştirebilmek.

Anne olmak başta fiziksel ve duygusal olarak oldukça yorucu ve yıpratıcı bir süreç olarak başlasa da acemilik dönemini atlattıktan sonra hayatı zenginleştiren, bebeği büyütürken aslında anneyi de geliştiren bir deneyim. Birçok anne bebeklerini büyütürken aslında kendilerini de yetiştirirler. Hayat ile ilgili değerleri, öncelikleri farklılaşabilir. Bir bebeği büyütmenin sorumluluğu ve keyfi hayata bakış açısını değiştirebilir.

Bir bebeğe hayat vermek ve onu büyütürken attığı her adımda yanında - arkasında olmak, ilk başlarda onun her ihtiyacını karşılamak daha sonraki yıllarda da kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için gerekli becerileri öğretmek, kaç yaşına gelirse gelsin onu her zaman ilk günkü gibi karşılıksız ve koşulsuz olarak sevmek anne olmanın anlamı ve güzelliği bunlarla belki özetlenebilir.

Bir birey yetiştirmek, ona iyiyi - doğruyu öğretmek, kendi kişiliğini ortaya koymasına fırsat vermek ama aynı zamanda kural ve sorumlulukları kazandırmak, hata yapmasına zaman zaman izin vermek ama büyük tehlikelere karşı onu korumak, ne hissettiğini o anlatmadan anlamak ama kendini anlatması için onu dinlemek, ihtiyaç duyduğunda onu desteklemek ama kendi ayakları üzerinde durmayı öğretmek, bu benim çocuğum, onu ben yetiştirdim diye gurur duymak ama onun bağımsız bir birey olduğu kabul edebilmek anneliğin en keyifli ve zor yanlarıdır aslında.

İlk "anne" kelimesini duymak, korktuğunda, üzüldüğünde sizin kollarınızda rahatlamak, ilk anneler günü hediyesini almak ve sonraki her anneler gününü paylaşmak, onun için her şeyi yapabilirmişsiniz duygusunu hissetmek, onun size olan sonsuz güvenini fark etmek tüm bunlar sadece annelerin yaşayabileceği mutluluklardır.

Dünyaya yeni bir birey getirmek, onu yetiştirmek, onu yetiştirirken kendini de geliştirmek anlamına gelir. Anne olmak bireysel bir deneyimin yanı sıra en önemli sosyal roldür. Anne olunca hayattaki tüm rollerinize bir yenisi daha eklenir ki çoğu zaman bu yeni rol diğerlerinin önüne geçebilir. Hamilelik ile birlikte fiziksel ve duygusal değişimin yanı sıra sosyal bir değişimde yaşanır. Çevrenizdeki insanların size olan yaklaşımları değişir, her şeyden önce eskisine göre mutlaka daha fazla ilgi görmeye başlarsınız ki bu iyi hissettiren bir durumdur. Bazen bu yakın ilgi baskıya dönüşebilir, artık sizin sorumluluğunuz daha fazladır. Hem kendinize hem de bebeğinize iyi bakmanız ile ilgili uyarıları sıkça duyabilirsiniz. Mutlaka en doğruyu bilen birilerinin önerileri ile karşılaşırsınız. Ama en önemlisi tüm bunlara rağmen hamilelikten başlayarak anne olmanın keyfini yaşamak için kendinize izin vermektir.

Anne‐bebek arasındaki bağ

Hamilelik süresince anne-bebek arasındaki fiziksel bağ, doğumla birlikte şekil değiştirir. Bebek artık annenin bir parçası değildir, kordon ile olan bağ artık kesilmiştir, ancak daha önemli bir bağ kurulacaktır. Anne bebek arasındaki tensel temas ilk günlerde bu bağın kurulması için oldukça önemlidir. Emzirmek sadece bebeğin sadece beslenme ihtiyacını karşıladığı için değil anne-bebek arasındaki özel bağın kurulmasını sağladığı için de önemlidir. Bu sayede bebek annenin alıştığı kokusunu, sıcaklığını hissederek kendini güvende hissedecektir. Birlikte geçirilen emzirme saatleri anne için ne kadar yorucu olsa da aslında hem anne hem bebek için duygusal bağın kurulması için en ideal zaman dilimidir. Anne bebeğine, bebek de annesine alışır, kurulan bu bağ sayesinde anne bebeğin ihtiyaçlarını çok daha kolay bir şekilde anlayarak, onu rahatlatabilir. Bebek ile anne arasında kurulan bu bağ temel güven duygusunun oluşmasını sağlayan bağdır. Bu bağ sayesinde bebek sevildiğini, korunduğunu hisseder. Anne ile kurulan bu bağ bebeğin tüm gelişim alanlarını destekleyen bir bağdır. Anne-babası tarafından kabul, edildiğini, sevildiğini, korunduğunu, ihtiyaçlarının karşılandığını hisseden bebek her alanda sağlıklı olarak gelişecektir.

Tabi ki burada sadece anne-bebek ilişkisi üzerine odaklansak da ilk günlerden itibaren babanın da bebek ile birlikte zaman geçirmesi önemlidir. Baba olmayı öğrenmek, babalık becerilerini kazanmak için baba ile bebeğin birlikte zaman geçirmeleri gerekir. Çocuklar babalarına belli bir yaştan sonra ihtiyaç duymazlar, tıpkı anneleri gibi babanın da ilk günden itibaren yanlarında olması gerekir. İlk ilişki ne kadar çabuk kurulursa o kadar sağlam ve sağlıklı olur.

Annelere öneriler

  • Annelik her ne kadar doğuştan getirilen bir içgüdü olsa da yakın çevrenizden destek almak sizi rahatlatabilir.
  • Bebeğinizle mümkün olduğunca birlikte zaman geçirin, babasının da onunla zaman geçirmesi için destekleyin.
  • Her şeye yetişmeniz mümkün olmayabilir. Önceliklerinizi belirleyin, siz ne kadar gergin olursanız bebeğiniz de o kadar huzursuz olacaktır. Her şeyi tek başınıza halletmeye çalışmayın, yardım isteyin.
  • Annelik yaparken kendi çocukluğunuzu hatırlamaya çalışın, bu çocuğunuzun neler hissettiğini anlamanızda yardımcı olabilir.
  • Bebeğinizi emziremiyorsanız ten teması için onu sık sık kucağınıza alın, sizin teninizi, kokunuz ve kalp atışlarınızı hissetmesini sağlayın, tabi siz de onunkini hissedin.
  • Esnek olmaya özen gösterin, her zaman her şeyi kontrol altında tutmak, önceden planlamak mümkün olmayacaktır, ama bebeğinizin ihtiyaçlarına göre temel bir günlük düzen oluşturmaya çalışın.
  • Bebeğinizle geçirdiğiniz zamanın keyfini çıkarın, hayatta hiçbir şey bu deneyime eş değer bir mutluluk veremez.
  • Zaman zaman gergin, yorgun, ya da mutsuz hissedebilirsiniz. Ama bu ruh haliniz genel olarak uzun sürüyorsa yakınlarınızdan ya da bir uzmandan destek alabilirsiniz. Annelik zor bir süreçtir ve herkes için farklı bir deneyimdir.

Ece Akın Bakanay

Uzman Psikolojik Danışman