Oyun deyince biz yetişkinlerin aklına boş zamanı geçirmek için yapılan keyifli etkinlikler gelir. Aslında çocuklar için oyun doğdukları andan itibaren temel bir ihtiyaçtır. Gelişmenin, öğrenmenin yani hayatın ta kendisidir. Oyun, çocuğun temel iletişim dilidir. Çünkü konuşmayı öğrenmeden çok daha önce, bebekler oyun oynarlar.

Oyun fiziksel, bilişsel, dilsel, duygusal ve sosyal gelişim için gereklidir. Özellikle 0-3 yaş dönemi gelişimin ve öğrenmenin en hızlı olduğu yıllardır, için bu yaşlarda çocuklara sağlanan imkanların, çevresel uyaranların zengin ve kaliteli olması bu nedenle önemlidir.

Doğal olarak her anne-baba çocuğunun büyümesi, gelişmesini ister. Doğduğu ilk andan itibaren bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılamak için tüm aile seferber olur. Ne kadar yediği, ne kadar uyuduğu hesaplanır, dikkatle takip edilir. Fiziksel gelişim ilk etapta daha ön planda tutulur. Ancak bebeklerin temel ihtiyaçları sadece yemek, temizlik ve uyku ile sınırlı değildir. Bebekler anne-babalarının ilgisine, şefkatine ihtiyaç duyarlar. Sosyal ve duygusal olarak sağlıklı bir kişiliğin ilk temelleri bu sayede atılmış olur.

Oyun bebekler ve çocuklar için hiçbir zaman sadece oyun değildir. Oyun onların kendilerini ifade etme yolu, dış dünyayı tanıma-keşfetme yöntemi, becerilerini geliştirme aracıdır. Dil gelişiminden çok daha önce çocuk oyun ile iletişim kurmayı öğrenir. Fiziksel (motor koordinasyon), bilişsel (keşfetme, öğrenme) becerilerini geliştirmeyi oynadığı oyunlarla başarır. Daha da önemlisi ilişki ve iletişim kurmayı oyunlar ile öğrenir.

Sosyal ve ekonomik hayatımızdaki değişimler çocukların oyun oynama alışkanlıklarını da etkilemektedir. Tek çocuklu ailelerin artması çocukları tek başına oynamak zorunda kalmasına, anne-babanın yoğun olarak çalışması çocukla geçirilen zamanın (nitelik ve nicelik olarak) azalmasına, gelişen teknoloji oyuncakların farklılaşmasına neden olmuştur. Diğer taraftan ise çocuk gelişimde ilk yıllarının öneminin anlaşılması ve vurgulanması ise anne-babaların çocukların ihtiyaçlarını daha çok fark etmelerini sağlamıştır. Durum böyle olunca gelişimin doğal süreci olan oyun artık anne babalar için de artık sadece "oyun" olmaktan çıkmıştır. Oyun grupları hem sosyal, hem kültürel hem de bilimsel gelişmelerin bir sonucu olarak hayatımızın önemli bir parçasıdır.

Eskiden Oyun Grubu mu Vardı?

Oyun grubu çocukların bir araya gelebilecekleri, yaş ve gelişim dönemine uygun oyuncaklar ve oyunlar ile zaman geçirebilecekleri, yeni şeyler keşfedip- öğrenebilecekleri, grubun bir parçası olarak paylaşmayı öğrenebilecekleri, çocukları ilerleyen yıllardaki eğitim ve öğrenim süreci için hazırlayan bir süreçtir. Özellikle şehir hayatının getirdiği izole yaşam çocukların sosyalleşme sürecini olumsuz olarak etkilemektedir. Evde genellikle anne ya da bakıcı ile birebir zaman geçiren, oyun oynamaktan yerine televizyon izleyen çocukların gelişimsel ihtiyaçlarının karşılanmasında oyun gruplarının yeri önemlidir. Televizyon ve bilgisayar maalesef giderek daha küçük yaşlarda çocukların hayatının önemli bir parçası olmakta. Öğrenme üzerinde olumlu etkileri olduğu (bilinçli bir şekilde programların seçilmesi ve zaman sınırlaması getirilmesi halinde) kabul edilse de çocukların sosyal ve duygusal gelişimini olumsuz yönde etkiledikleri bilinmektedir. Buna rağmen hayatımızın bir parçası olan bu aletleri çocukların hayatından soyutlamak mümkün ve dfe mantıklı olmadığı için çocuğun gelişimini destekleyecek kaliteli uyaranlar sağlamak anne-babaların en önemli görevidir. Değişen hayat koşulları temel ihtiyaçların karşılanması için farklı yöntemlerin hayatımıza girmesine neden olmaktadır. Eskiden komşu ziyaretleri, sokak oyunları sayesinde çocuklar bir araya gelip oyun oynayabilirken şimdi oyun oynamak için özel olarak plan yapılmasına ihtiyaç duymaktayız. Oyun grupları bir taraftan değişen yaşam koşullarının yarattığı bu boşlukları doldururken diğer yandan da okul öncesi dönemde çocuğun ihtiyaç duyduğu farklı uyaranların sağlanması için bir fırsat yaratmaktadır. Durum böyle olunca kalabalık bir sosyal çevrede yaşıtlarıyla birlikte zaman geçirme fırsatı olan bir çocuk için bile oyun grubuna katılmak gelişimi destekleyecek bir etkinlik olabilmektedir.

Kimler Oyun Grubuna Gidebilir?

Aslında oyun gruplarının bebeklik döneminden itibaren yararlı olacağı ifade edilmektedir. Bebekler için oyun gruplarının anlamı aslında daha çok anne ile birlikte geçirilen kaliteli bir zaman olmasıdır. Anne için de diğer anneler ile bir araya gelmek oldukça yararlı olabilmektedir. Hem dertleşmek, hem de deneyimleri paylaşmak oyun grubunun annelere olan en büyük katkısıdır, tabi bebeği ile oyun oynamanın getirdiği mutluluktan sonra.

Bebeğin becerileri geliştikçe oyun grubundan daha çok yararlanacaktır. Örneğin 2 yaş döneminde dil becerisinin gelişmesiyle yaşıtları ile daha çok iletişim kurmaya başlayacaktır. 3 yaşa kadar çocuklar annelerine olan bağımlılıklarını devam ettirirler, ayrıca sosyalleşme için çok önemli olan Empati becerisi de bu yaşlarda oluşmaya başlar o nedenle okul öncesi eğitim için 3 yaş ve sonrası uygundur. Ancak oyun grupları kurumsal bir eğitimi süreci değildir, olmamalıdır da. Çocukların haftada birkaç gün, birkaç saatliğine yaşıtlarıyla ve diğer yetişkinler ile birada olabildiği, yeni şeyler öğrenme ve deneme fırsatı bulduğu, sosyal becerileri geliştirebildiği bir ortamdır.

Oyun Grubu Etkinlikleri

Oyun grubunda uygulanacak standart bir program yoktur. En önemli kriter oyuncakların ve oyunların çocuğun gelişim dönemine uygun olmasıdır. Tabi bir de güvenli ve çocukların rahatça oynayabileceği, anneleriyle birlikte olabilecekleri geniş ve rahat bir ortam olması gerekmektedir. 2-3 yaş dönemi oyun gruplarında çocuklar oyun oynarken annelerine istedikleri an ulaşabilmelidirler (özellikle sürecin başlarında). 2 yaş ve öncesi dönemde anne-çocuğun bir arada katılabildiği oyun grupları tercih edilmelidir. Çünkü anne çocuğun dünyasının merkezinde yer alır, ayrıca anne ile oynanan kaliteli bir oyunun çocuğun dünyasındaki yeri çok ayrıdır. Küçük yaş gruplarında çocukların dikkat süreleri kısa olduğu için etkinliklerin buna göre planlanması önemlidir. Ayrıca oyun ve oyuncaklar farklı becerilerin gelişmesine fırsat verecek çeşitlikte olmalıdır. Örneğin ahşap bloklar bilişsel becerileri desteklerken oyun hamuru el becerilerini geliştirmektedir. Müzik oyun sürecinin içinde önemli bir yere sahiptir. Ayrıca yaratıcılığı geliştirecek oyunlar ve sanat etkinlileri sürecin bir parçası olmalıdır.

Anne-çocuk ilişkisi

Çocukların bireysel özellikleri oyun grubuna katılmalarında ve uyum sağlamalarında oldukça etkililidir. Anne ile beraber yürütülen oyun gruplarında çocuklar anneden ayrılmadıkları için daha kolay uyum sağlayabilirler ancak ilerleyen yaşlarda (3 yaş) aslında çocuğun sosyalleşmesi için anneden sağlıklı olarak ayrılabilmesi ve yaşıtlarıyla ilişki kurabilmesi gereklidir. Oyun grubunun amacı çocuğun öğrenme ve gelişme ortamını zenginleştirilmesi, farklı uyaranlar ile tanışmasına fırsat verilmesi ve sosyalleşmesidir. Oyun grubunun süresi çocuğun bireysel özelliklerine göre planlanabilir. 2 yaş dönemi için haftada 2 gün bir-iki saatlik bir program yeterli olurken 3 yaşındaki bir çocuk için daha yoğun bir program tercih edilebilir. Annelerin katıldığı oyun gruplarının anne-çocuk arasındaki iletişim ve güven ilişkisi üzerinde çok önemli bir yararı olmaktadır. Çocuklar için oyun doğal bir süreç olsa da biz ebeveynler için oyun oynamak her zaman çok kolay olmayabilir. Oyun gruplarında anneler çocuklarıyla hangi oyunları nasıl oynayabileceklerini keşfetme şansı yakalarlar.

Oyun Grubu Seçerken

Oyun grupları giderek sayı olarak artmakta, anneler çocukları için her zaman en iyi olanı seçmek isterler. Öncelikle en önemli olan konu tabi ki güvenlik. Çocukların güvenle ve rahatça oynayabilecekleri bir ortam olması gereklidir. Oyun grubunu yürüten kişinin deneyimli olması, çocuklar ile yapılması planlanan etkinliklerin yaş dönemi özelliklerine uygun olması diğer önemli noktalar. Oyun gruplarının amacı çocukları eğitmek değildir, çocuğun doğasında olan oyun oynama etkinliğinin yaşıtlarıyla bir arada, sosyal bir ortamda, becerilerinin (bilişsel, dilsel, duygusal ve fiziksel) geliştirmesine fırsat sağlayacak şekilde gerçekleşmesidir. Her çocuğun gelişimi, kişilik özelliği birbirinden farklıdır. Bu nedenle standart olarak herkes için geçerli tek bir uygulama yoktur. Anne olarak kendi çocuğa en uygun olanı seçmek için çocuğun bireysel özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre karar vermek en doğrusudur.

Oyun Grubuna Katılamayan Çocuklar

Herhangi bir nedenden dolayı oyun grubuna gidemeyen çocukların ebeveynlerine ve bakıcılarına önemli bir görev düşmektedir. Çocuğun sosyalleşmesi için en etkili yol kendi yaşıtı olan çocuklar ile bir arada olmasıdır. Eğer şanslıysa kardeşler, komşunun çocukları ya da kuzenler ile bu ortamı sağlanabilir. Yalnız olan çocuklar için ise parklar bir sosyal ortam fırsatı sunabilirler.

Evde geçirilen zamanda çocukla ilgilenen yetişkinlerin oyuna özel olarak zaman ayırması önemlidir. Çocuğu oyalansın diye televizyonun karşısına oturtmak sadece sosyal gelişimi değil bilişsel ve dil gelişimini de olumsuz olarak etkileyecektir.

Çocuğun yaşına uygun olan oyuncakları seçmeye dikkat etmek gerekmektedir. 0-3 yaş döneminde ilk aylardan itibaren çocuğun gelişen becerilerine göre tercih edilen oyuncaklarda değişir. İlk aylarda renkler, sesler ve şekiller ilgisini çeker, kolay tutabildiği, ses çıkaran (yutma riski olmayan) oyuncaklar bebeklerin ilgilisi çeker. Bir yaş döneminden itibaren gelişen el becerilerini kullanabileceği küpler, bloklar, toplar, ağzına sokabileceği oyuncaklar tercih edilebilir. 2 yaş döneminde ise bebekler, evcilik eşyaları, kitaplar (anne-baba ile birlikte bakılan hayvan ve nesne resimlerinin olduğu), kova- kürek gibi oyuncaklar ile oynarken üç yaş döneminde hamur, boyama, hayal gücünü kullanabileceği oyuncaklar (doktor setleri, kuklalar, oyuncak ev vb), kavram gelişimini (renk, sayı vb) destekleyen kitap ve oyuncakları tercih ederler. Oyuncak seçerken elektronik oyuncaklar yerine mümkün olduğunca çocuğun farklı şekillerde kullanabileceği oyuncakları (bloklar, Legolar vb) tercih edebilirler.

Oyun oynarken çocuğun oyununa müdahale etmemek (onu niye ortaya koydun, bulutlar kırmızı olmaz vb) önemlidir. Oyun çocuğun kendini rahatça ifade edebileceği bir süreçtir. Çocuklar yakınlarında bulunan yetişkinlerin duygu durumlarını çok iyi takip ederler. Bu nedenle oyun oynarken, onunla olmaktan keyif aldığınızı anladıklarında onlar da oyundan daha çok keyif alırlar.

Küçük çocuklar aynı oyunu tekrar tekrar oynamak isterler. Bazen buna sabretmek zor olsa da oyun onlar için gerçek hayatın bir provasıdır. Sahnede başarılı olmak için aynı şeyi tekrar tekrar yapmak gerekir, beceriler böyle gelişirler. Anne-baba çocukla ayrı ayrı birebir zaman geçirebilirlerse çocuğun gelişimi için çok daha zengin uyaranlar sağlanmış olur.

Ece Akın Bakanay

Uzman Psikolojik Danışman

Günce Psikolojik Danışmanlık ve Grup Çalışmaları Merkezi