Aile çoğumuzun içine doğduğu ilk sosyal ortam; bu ortamda tanıştığımız kişiler de ilk ilişki kurduğumuz anne, baba ve kardeşlerimizdir. Genel ortalamaya bakarsak da, bizi ölümle ilk terk eden anne ve babamız olduğundan, en çok birlikte hayat sürdürdüğümüz aile üyeleri kardeşlerimizdir. Kardeşlerden bir tanesinin kronik hastalığa sahip olması bu ilk ilişkilerin değişik bir biçimde gelişmesine neden olmaktadır.

Öncelikle, normal kardeş ilişkilerinde kardeşler arasında belirli seviyelerde rekabet ve birbirine karşı çıkma vardır. Bu rekabet ve itişme birey olarak var olmanın temel kanunlarından ileri gelir. Bu sağlıklıdır ve gereklidir. Bunun yanında ailede kronik hastalığa sahip çocuk olduğunda, bu rol dağılımı çoğunlukla değişir. Aile hasta çocuğa daha çok ilgi gösterebilir. Diğer çocuklarla daha az vakit geçirilebilir ve o çocukların sağlığı garantiymiş gibi davranılabilir. Onların gereksinimleri ikinci plana atılabilir. Ailenin birlikte yaptığı aktivitelerin zamanı kısalabilir ve ya bu aktiviteler hiç yapılmayabilir. Diğer çocuklar da bunun farkına çok çabuk varırlar.

Çocuklardaki bu uyanış daha sonra onları ilk olarak psikolojik yönden vurur. Yaşadıkları temel duygular güvensizlik, öfke, kıskanma, ilgiden mahrum kalma, reddedilmedir. Yapılan araştırmalar bu kardeşlerin ileride en hafifinden en ileri seviyesine kadar psikolojik bozukluklar yaşayabilme riskini normal kardeş sahibi çocuklara göre çok daha fazla olduğunu ortaya koyuyor. Bunun yanında, hasta olmayan kardeş de kendinin hasta olması durumunda daha çok ilgi göreceği çıkarımında bulunabiliyor. Bu da onlarda psikosomatik belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabiliyor.

Tüm bunların yanında araştırmacılar ailenin duygusal olarak birbirine daha çok yaklaşabildiğine ve bunun da aile içi bağları daha çok kuvvetlendirdiğini gözlemlemişlerdir. Çocuklar kronik hastalığa sahip kardeşlerine karşı daha koruyucu davranabiliyorlar ve diğer insanlara karşı da empati geliştirip daha az ben merkezci olabiliyorlar. (Knafl, Breitmayer, Gallo, & Zoeller, 1996)

Bir hastalığın sürekli olarak bir evde yaşanması her birey için çok zor bir durum. Aile genellikle bu kronik durumun akışı içerisinde sürükleniyor. Bu akışta birçok hata yapılabildiği gibi kimi iyi şeyler de yaşanıyor.

Kronik hastalığa sahip çocuğu olan ailelere öneriler

  • Normal çocuğunuza kardeşinin hastalığı hakkında onun yaşına uygun olacak şekilde açıklama yapın.
  • Hasta çocuğunuzun sağlık sorunları için çok fazla vakit ayırmanız gerekiyorsa diğer çocuğunuzla kalan az zamanınızı birlikte geçirin. O saat onun olsun ve ona ayırdığınızı belli edin.
  • Görev bölümü yapın. Anne ve baba hasta çocukla ilgili tüm kaynaklarını seferber edeceğine mümkünse bir ebeveyn ailenin diğer bireyleri ile ilgilensin.
  • Normal çocuğunuza hasta olan çocuğunuzla ilgili bir sorumluluk verin. Mesela kardeşine her gün yaşına uygun kitap okusun. Bu kardeşler arasındaki ilişkileri de geliştirecektir.
  • Mutlaka tüm ailenin birlikte geçirebildiği bir zamanınız olsun. Bu ailenin tüm bireyler için gereklidir.

Fatih Yılmaz

Psikolojik Danışman