Çağımızda herkesin oldukça fazla bilgisi olduğu bir konu depresyon. Biz de bu ay ergenlerde depresyonu incelemeye karar verdik... Öncelikle ergenlik dönemini kısaca bir tanıyalım. Daha sonra depresyonu inceleyip, bu gibi durumlarda neler yapılabileceğini gözden geçirelim.

Ergen kimdir? Ergenlik Dönemi Özellikleri Nelerdir?

Ergenlik dönemi, çocukluktan yetişkinliğe geçilen bir basamak gibidir. Ergen ne çocuktur ne de yetişkin. Bu nedenle kimlik çatışmalarının yaşandığı, sancılı bir ara dönemdir. Hem fiziksel, hem duygusal, hem de sosyal geçişler deneyimlenir.

Beden değişimi, hormonların faaliyeti ile gerçekleşir. Bu dönemde fiziksel olarak olgunluğa ulaşılır. Ağırlık ve boy olarak değişimler ve cinsel olgunluğa ulaşma da yine bu dönemde gerçekleşir. Bu fiziksel değişimler kimi zaman ergenlerde şaşkınlığa neden olur, beden değişikliklerinden hoşnutsuzluk deneyimlenebilir. Ergenin yaşadığı bu değişikliklere uyum göstermesi uzun süren bir süreçtir. Fiziksel değişime bağlı olarak benlik algısı ve beden imajı da değişmektedir. Bu nedenle ergenin bu değişimlerle başa çıkma becerilerinin gelişmesi ve olumlu beden imajının oluşturabilmesi için desteklenmesi önemlidir.

Bilişsel olarak artık hazır olduğundan, bu dönemde soyut düşünmeye olan ilgi artar. Bu dönemde ergen kendini, ailesini ve dünyayı sorgular. Kendilerini kimsenin anlamadığı görüşü ergenlik döneminde sıkça dile getirilir.

Bu dönemde, bağımsızlık duygusu artar. Ergenler, anne ve babalarından bağımsız olma ihtiyacındadırlar ancak henüz kendi sınırlarını

oluşturmakta zorluk çekerler. Bağımsızlıklarını ilan edebilmek adına ergenler kuralları da sorgulayabilirler.

Ergenlik döneminde, aileden bir kopuş yaşanır, arkadaşlara olan bağlılık artar. Ergenin, arkadaşları tarafından kabul görmesi, arkadaşları tarafından ilgi görmesi ve beğenilmesi oldukça önemlidir.

Ergenlik döneminin en çarpıcı özelliklerinden biri duygulardaki ani iniş ve çıkışlardır. Bu duygusal iniş-çıkışların nedeni ise sadece hormonlar değildir. Duygusal iniş-çıkışların nedeni artan çatışmalar ve değişimlerdir.

Ergenlik Döneminde Depresyon?

Depresyonun semptomları, farklı yaşam olaylarında ve stres yaratan durumlarda ortaya çıkabilir. Ergenlerde stres yaratan ve depresyonu tetikleyen bazı yasam olayları şunlardır; ölüm (arkadaş, ebeveyn ya da bir akraba...), ayrılık (anne-babanın boşanması, erkek ya da kız arkadaştan ayrılma...), ve okulda başarısızlık, evdeki çatışmaların artması. Kimi zaman böyle bir yaşam olayı olmasa da ergenlerin benlik algılarıyla ilgili gerçekliği olmayan düşünceleri de (örneğin; ‘Ben değersiz biriyim, kimse beni sevmiyor' gibi) depresyona neden olabilmektedir.

Çocukluk döneminde depresyonun gözlemlenme sıklığı %3-5 arasındadır ancak ergenlik döneminde depresyonun gözlemlenme sıklığı oldukça artarak %4-8 e ulaşmaktadır. Bir başka önemli bulgu ise ergen kızlarda depresyonun görülme sıklığının ergen erkeklere göre iki kat fazla olmasıdır.

Risk Faktörleri Nelerdir?

Depresyon, herkesi etkileyebilir ancak bazı ergenler bu duruma biraz daha yatkındır. Bu bölümde depresyona yol açabilecek bazı risk faktörlerini inceleyeceğiz.

Çatışmaların ve değişimlerin yaşandığı bu sancılı dönem aslında zaten kendi başına bir risk faktörüdür. Bunun yanında; ergenin kendine olan güveninin düşük olması, kişilik yapısı olarak kendini çok ve acımasızca eleştirmesi ve olumsuz yaşam olayları üzerinde kendini etkisiz hissetme depresyonun oluşmasındaki bazı risk faktörlerindendir. Ayrıca, stres yaratan yaşam olayları, cinsel ya da fiziksel istismar, tutarsız ebeveyn davranışları, ergenin kronik bir hastalık geçirmesi ve düşük sosyal beceriler de ergenlerde depresyonu tetikleyebilecek risk faktörlerindendir.

Tüm bu risk faktörlerinin dışında, aile bireyleri arasında depresyon öyküsünün olması genetik açıdan bir risk faktörü oluşturmaktadır. Bu nedenle, aile bireylerinde depresyon olduğu durumlarda, çocukluk döneminden başlayan rutin kontrollerin yapılması önemlidir.

Ergenlik Döneminde Yaşanan Depresyonun Belirtileri Nelerdir?

Ergenlik döneminde yaşanan depresyonun temel belirtileri şunlardır;

 

Kronikleşmiş depresif duygu durumu

Uyku düzeninin değişmesi (aşırı uyuma, ya da uyuyamama)

Hayata karşı ilginin azalması

Yemek alışkanlıklarının değişmesi (aşırı yemek, ya da hiç yememek)

Umutsuzluk

Ani duygu iniş-çıkışları

Yorgunluk hissi

Konsantre olmada zorluk

Okul başarısında düşüş

Karar vermede zorluk

Kendini değersiz hissetme

Suçluluk hissi

Öfke, yıkıcı hareketler, saldırganlık

Aile ve arkadaşlarla olan ilişkilerin bozulması

Alkol, sigara ve madde kullanımı

Ölüm ile ilgili saplantılı düşünceler (ölümden aşırı korkma...)

İntihar düşünceleri

Ne zaman bir Uzmana Başvurmalı?

Ergenlik dönemi, daha önce de bahsettiğimiz gibi duygusal iniş-çıkışların yoğun olduğu bir dönem. Bu nedenle, bu dönemde depresyon tanısı koymak hayatın diğer dönemlerine göre biraz daha zordur. Zaman zaman her ergen kendini depresif hissedebilir ancak bu duygu durumu günlük yaşantıyı etkilemeye başladığında ve ergenin hayatini olumsuz bir şekilde etkilediğinde depresyon riskini göz önünde tutmak faydalı olacaktır.

Bir ergen sürekli moral bozukluğu, üzüntü ve hayal kırıklığı yaşıyorsa, düşük benlik algısına sahip ise ve günlük aktivitelere olan ilgisi azalmışsa bir uzmana başvurmak ve uzman görüşü almak önemlidir. Daha açık bir şekilde, eğer bir önceki bölümdeki belirtiler en az iki haftadır azalmadan devam ediyorsa ve hayat akışında problem yaratıyorsa bir uzmana başvurulmalıdır.

Zaman zaman depresyon, davranış problemleri ile maskelenebilir. Bu nedenle, ergen davranış problemleri gösterdiğinde bunun altında yatan nedenler ailelerin ve okulun işbirliği ile bir uzaman tarafından incelenmelidir.

Ergenlerde Depresyon Tedavisi Nasıl Olur?

Depresyon, ergenleri fiziksel, duygusal, bilişsel ve sosyal olarak etkilediğinden bu farklı alanların hepsi bir bütün olarak tedavi sürecinde ele alınmalıdır.

Uzmana başvurulduğunda öncelikle psikolojik ya da psikiyatrik bir değerlendirme yapılır. Değerlendirmelerin sonucunda bir tedavi planı hazırlanır. Neyin halledilmesi gerektiği saptanır, hedefler belirlenir ve bu tedavi planı ergen ile paylaşılır.

Depresyon tedavisinde iki temel tedavi yöntemi ilaç ve psikoterapidir. Genellikle, iki tedavi yöntemi bir arada kullanılır. İlaç tedavi sürecinin daha

hızlı olmasını sağlar. Psikoterapi ise, ergenin tedavi sürecini içselleştirmesini sağlar. Psikoterapide esas olarak ergenin gerçeklik taşımayan düşüncelerinin farkına varması ve bu düşünceleri olumlu ve gerçekliği olan düşüncelerle değiştirmesi sağlanır. Bunun yanında, sorunlar ile karşılaşıldığında, bu sorunlarla basa çıkmak için uygun problem çözme becerileri de ergene öğretilir.

Ailelere Öneriler

Depresyonu ciddiye alın.

Ergen çocuğunuzu yardım alması için destekleyin gerekirse farklı uzmanların yer aldığı bir liste hazırlayın ve çalışmak istediği uzmanı kendisinin seçmesini sağlayın. Eğer yardım almayı kesinlikle kabul etmiyorsa, ebeveynleri olarak siz yardım alın ve bu konuda çalıştığınız uzmanın tavsiyelerinden yararlanın.

Evinizde ya da yakın çevrenizde stres yaratabilecek yaşam olayları varsa, mümkün olduğu kadar bu durumu ortadan kaldırmaya ya da hafifletmeye çalışın. Evinizde yer alan çatışmaları azaltamaya çalışmanız da sureci olumlu etkileyecektir.

Ona mutlak sevginizi gösterin. Her koşul altında onu sevdiğinizi ve değer verdiğinizi gösterin.

Çocuğunuzun duygularını dinleyin, duygularını ve neler yaşadığını anlamaya calisin. Duygularının anlaşılması ve kabul edilmesi bir ergen için oldukça önemlidir.

Her zaman onu dinlemek için ya da ona yardım etmek için zamanınız olduğunu belirtin. Onunla konusun, aile toplantıları düzenleyin.

Sadece olumsuzluklara odaklanmaktansa, iyi yapabildiği ve sizi memnun eden davranışları onunla paylaşın.

Kurallara başkaldırmasının ergenlik sürecinin bir parçası olduğunu aklınızda bulundurun ve ergenin kendi sınırlarını keşfedebilmesi için uygun bir alan tanıyın.

Yapmaktan keyif aldığı aktivitelere yönlendirin.

İntihar ile ilgili söylemleri ya da davranislari mutlaka ciddiye alın.

Suzi Levi MİZRAHİ

Uzman Psikolog

Günce Psikolojik Danışmanlık ve Grup Çalışmaları Merkezi