Reklâm olmasın diye ismini veremeyeceğim cam eşya satan mağazaları gezmeyi seviyorum. Ama bende -hele hele büyük bir çantayla girdiysem- her an "bir şey devirip de cam kırıkları veya porselen parçaları satın almak zorunda kalır mıyım acaba?" hissi oluşturdukları da bir gerçek.

Peki, ortalama 5-6 yaşındaysanız durum nasıl oluyor? Kendinizi mayın döşenmiş bölgede bir-dir-bir oynuyor gibi hissediyorsunuz. Ya da saklambaç; çünkü önünüz kadehler, arkanız tabaklar, sağınız ve solunuz ise diğer bilumum malzemelerle sobelenmiş bir halde.

E çocuksunuz, hareket etmek eğlenceli, özellikle hızlı hareket etmek. Hele hele yaşı yaşınıza uygun sizden bir tane daha varsa etrafta, durum daha da eğlenceli.

Gelin görün ki, ortada koşuşan çocuğun her an bir şeyler devirmesi ihtimalinden sıkılmış olan ebeveyn, diğer müşteriler ve mağaza görevlilerinin "Ayy şimdi kırılacak bir şeyler" bakışları karşısında iki tavır takınıyorlar. 1."Aman canım çocuk bu kırar da döker de, ben de dikkatimi oraya vermeyerek, bakın ne kadar da sabırlı bir anne olduğumu size gösteriyorum", 2. "Şuradan kazasız belasız bir çıksak ben sorucam ona!"

İki ebeveynden birisi iseniz, böyle mağazalara girmeyin. Daha doğrusu, girdikten sonra kendinizi yiyip bitireceksiniz, hiç baştan stres olmayın. Çocuğunuzu sosyalleştirmeye böyle mağazalardan başlamayın, yani bile bile oyun parkına mayın döşemeyin.

Ayrıca çocuğunuza da böyle bir stresi yaşatmayın. Siz oyuncak mağazalarına girdiğinizde, "Hanımefendi ellemeyin lütfen o spidermani" deseler, iyi olur mu?

Seçil Akaygün Cüntay

Uzman Psikolojik Danışman