Her anne baba çocuklarının geleceği ve becerileri ile ilgili hayaller kurar, beklentiler geliştirir. Nasıl bir kişiliğe sahip olacağı veya hangi mesleği yapacağının yanında becerilerinin neye yatkın olacağı da erken yaşlardan itibaren aile içinde konuşulur. Bu becerilerin içinde de çocuğunun sanatın bir dalı ile uğraşması çoğu ebeveynin tercihidir. Peki her çocuk yetenekli midir veya sanatla iç içe olmak için yetenek şart mıdır?

Anne baba olarak çocuklarımızın sanatla ilgilenmelerini istiyorsak, önce kendimize birkaç soru sormalıyız.

*Çocuğumun neye ilgisi var? Resim, müzik veya dans becerilerini gözlediğimde onu en çok ne yaparken keyif aldığını görüyorum?

*Çocuğumun yaşı bu etkinliğe uygun mu? Sanatçılar ve sanat eğitmenlerinin bu konudaki görüşleri ne?

*Çocuğumun duygusal, sosyal ve fiziksel gelişimi ile kişiliği nasıl bir yönlendirme gerektiriyor? Bireysel etkinliklerden mi hoşlanıyor, yoksa bir grubun içinde mi kendini daha iyi hissediyor?

*Acaba yönlendirdiğim sanat dalını ben kendi isteğime göre mi seçtim? Belki de benim yapamadıklarımı o yapsın istiyorum...

*Çocuğumu resim/müzik/dansa yönlendirirken ebeveyn olarak benim beklentim ne? Ailemize bir sanatçı mı gelsin istiyorum, yoksa hayatında sanatın var olduğu, estetik duygusu gelişmiş bir kişi mi yetiştirmeyi diliyorum?

Eğer çocuğumuzun hayatında sanatın yer almasını istiyorsak bu soruları aklımızda tutmamız yararlı olabilir. Çünkü böylece,

‐Çocuğumuzu kendi becerileri ve isteği doğrultusunda yönlendirmiş oluruz.

‐İlgisi olmayan bir alan için zorlamayız, böylelikle de kendine olan güvenini olumuz etkilemeyiz.

‐Beklentilerimizi baştan belirleyerek hem çocuğumuz hem de kendimiz için zaman tanımış oluruz.

‐En önemlisi, sanatı çocuğumuzun hayatına zorla sokmamış, karşılıklı istek ve heves doğrultunda özendirmiş oluruz.

İster sanata çok yetenekli, ister sadece sanatı hayatında görmekten keyif alan bir çocuğumuz olsun, iki durumda da en önemlisi, çocuğun kendi becerileri ölçüsünde ve hevesi doğrultusunda yol almaktır.

Okul öncesi dönem çocuğunun sanata dair becerileri

Okul öncesi dönem çocuğun meraklı keşifler yaptığı, ilgisini çeken her nesne ile oynadığı ve yaratıcılığını en rahat kullandığı dönemdir. Bu dönemde çocukların kafalarında şemalar, ön yargılar, katı kurallar henüz oluşmadığından yaratma süreci en verimli sonuçlarını verir.

Kutulardan, kâğıtlardan değişik ürünler yaratmak, nesneleri her zamanki fonksiyonlarından farklı kullanmak, kağıt ve boyalarla kendine özel resimler çizmek, dans etmek, müzikle ritm tutmak bu dönemde gözleyebileceğimiz beceriler arasındadır. Bu dönemde sanata yatkın olmak veya sanatçı ruhuna sahip olmaktan çok, çocuğun yaratıcılığını rahatlıkla kullanmasını, kendine özgü ürünler ortaya koymasını, etrafında gördüklerine kişisel özelliklerini katarak farklı bir açıdan bakabilmesini desteklemek, çocuğun sanata atacağı ilk adımlardır.

Bu yaş çocuklarını,

*Değişik nesneler, müzik türleri, ritimler ile tanıştırarak yaratıcılıklarını destekleyebilir,

*Tanıştırdığımız sanatın kapılarından hangisinden keyif aldığını gözleyebilir,

*Çocuğumuzda parıldayan bir yetenek ışığı aramak yerine, onun kendi gelişimi içinde hangi dalda yol almak istediğini gözleyebilir,

*Yuvaya gidiyorsa eğitimcilerinden fikir alabiliriz.

Okul çağı çocukları

Okulun başlaması ile birlikte farklılaşan duygusal ve zihinsel gelişim okul çağı çocuklarının becerilerini de etkiler. Öğretmenlerinden ve eğitimcilerinden sanata dair bilgi almaya, becerilerini yönlendirmeler ile geliştirmeye başlarlar. Bu dönem çocukları gördüklerini daha rahat yorumlar, kendilerine sunulan malzemeler, sanat ürünleri hakkında fikir geliştirebilirler. Böylelikle de sanatı günlük hayatlarına katabilmeye başlarlar.

Bu yaş çocuklarında;

*Yatkın olduğunu fark ettiğimiz -ritimleri duyabilmek, farklı sesleri ayırt etmek, bedenini severek dansta kullanmak, kağıt ve boyalarla birlikte olmaktan keyif almak‐ alanda deneme çalışmaları yapabilir,

*Sanat eğitmenlerinden görüş alabilir,

*Hemen bir alanda uzun soluklu planlar yapmak yerine, ‐eve birkaç sanat enstrümanını da biriktirmeye çalışmadan‐ çocuğun denemesine izin vermek yardımcı olabilir.

Bu dönemde anne babaların düştüğü en temel yanılgı, büyük beyaz bir piyano gördüğünde çok heyecanlanan ve iki dersten sonra sıkılan bir çocuğu ısrarla kursa götürmeye devam için ısrar etmektir. Böyle durumlarda sanat eğitimi aldırmakla, "sanatçı" yetiştirmeye yönelik eğitim aldırmak arasındaki ince çizgiyi hatırlamamız gerekir.

Çocuğunuzun resim ve müziğin olumlu etkilerinden yararlanması için anne baba olarak yapabilecekleriniz:

*Erken yaşlardan itibaren sanatla iç içe olmasını sağlayın.

*Tiyatro dans gösterileri, resim sergileri ve konserlere hayatınızda yer verin.

*Evde sanat malzemeleri bulundurun. Okulla ilgili proje ödevlerinde bu tür malzemeleri kullanmaktan çekinmeyin.

*Ev içinde değişik sanat uygulamalarını ailecek yapın.

*Bol bol müzik dinleyin.

*Basit ama işlevsel müzik aletlerini tecrübe etmesine imkan tanıyın.

*Müze gezileri yaptırın, ancak bu gezilerin çocuğun yaş ve gelişim seviyesine uygun olmasına imkan tanıyın.

*Tatillerde sanatı hayatınıza daha çok katın.

*Müzelerin veya sanatçıların düzenledikleri atölyelere ailecek katılın.

Sanatın çocuklar üzerindeki etkisi

Çocukların resim veya müzikle ilgilenmeleri iki şekilde olabilir. İlkinde çocuğun özel yeteneği doğrultusunda sanatçı olarak yetiştirilmesi ve sanat etkinlikleri ile yoğun olarak ilgilenmesi, ders almasından bahsederiz. Böyle bir deneyim için mutlaka çocuğun neye ilgisinin olduğu belirlenmelidir. Çünkü sanatçı olmak uzun ve emek isteyen bir yoldur.

İkinci yol ise sanatın etkinlikler yolu ile çocuğun hayatında var olmasıdır. Resim, müzik, dans, tiyatro gibi etkinliklerin çocuğun dünyasına katkısı büyüktür:

*Kendini tanımasına yardım eder.

*Hayal dünyasını geliştirir.

*Duygularını rahatça ifade etmesine imkan tanır.

*Farklı bakış açıları geliştirebilir.

*Beden, zihin ve ruh sağlığı olumlu etkilenir.

*Benlik algısı olumluya döner.

*Özgüveni gelişir.

*Sosyal becerileri gelişir.

*Duygusal zeka beslenir.

*Okul başarısı olumlu etkilenir.

*Sağlam bir kişilik geliştirmek için fırsat bulmuş olur.

Tüm bu olumlu gelişmelere sahip olmak için çocuğun bir sanat kursuna katılması veya özel ders alması da gerekmeyebilir. Çünkü resim ve müzik de günlük hayatımızın içinde var olabilir, çocukların sanata olan ilgileri aile tarafından da beslenebilir.

Ayrıca;

*Çocuklar kendilerini ifade ettikleri ölçüde gelişirler. Bu nedenle, sanat da çocuğun kendini geliştirmesine büyük imkan tanır.

*Sanatla ilgilenmek çocuğun okul başarısına da olumlu yansır. Kendini iyi ve mutlu hisseden çocuk okulla ilgili işlerde de ilerleme gösterir.

*Çocuklar kişiliklerini oluştururken kendileri hakkında ipucu toplamaya ihtiyaç duyarlar. Sanatla ilgilenen çocuklar, kendilerini daha iyi tanır, böylece kişiliklerini daha sağlam olarak geliştirebilirler.

Seçil Akaygün Cüntay

Uzman Psikolojik Danışman