Uzmana neyi ne zaman danışmalı?

"Bizim zamanımızda psikolog mu vardı" diye başlayan cümleler, ailelerin çocuklarını uzmana götürmeye karar verdiklerinde en sık duyduklarının başında geliyor. Belki de giderek hızlanan modernleşme, değişen roller ve hızla akan bilgi çağı, çocukların da uzmana eskisinden daha çok ihtiyaç duymalarına neden oluyor. Peki ama ne zaman kime gitmeli? Hangi durumlar "geçer" ?, hangileri acildir?

Hangi konularda uzman yardım gerekir?

Bazı aile için sorun olan bir durumun diğer bir aile için çok da içinden çıkılamayacak bir hal olmadığını sıklıkla görürüz. Çocuğunun yalan söylemesi, bir ailenin ertesi gün uzmana gitmesine sebep olurken, diğer bir aile için bu, büyümenin bir işareti olabilir. Veya fiziksel saldırganlık gösteren bir çocuk kimi kültürde "aferin" ile karşılanırken, kimi kültürlerde saldırgan davranış önlenmesi gereken bir durumdur. Bu nedenle çocuğun psikoloğa gitme sürecinde;

Çocuğun yaşı,

İçinde bulunduğu gelişim dönemi,

Anne babanın çocuk yetiştirme tutumları ve yardım alma sürecine bakışı,

Sorunun ne kadardır yaşandığı,

Ailenin değerleri,

Çocuğun kişilik özellikleri belirleyicidir.

Tüm bu etkenler bir araya geldiğinde fark edilen odur ki, çocuk psikoloğuna duyulan ihtiyaç kadar ailenin yardım alma konusunda istekli, hevesli ve işbirliği sağlayan bir tutum içinde olması da önemlidir.

En önemli prensip ise, çocuk psikoloğuna mutlaka sorun çıktığında veya sorunlar büyüdüğünde değil, hassas noktalar fark edildiğinde büyük problemleri önlemek adına da gidilebileceğidir. Önlemek tedavi etmekten her zaman daha etkindir.

Çocuk psikoloğuna ihtiyaç duyulan 3 ana alan vardır:

Gelişimsel dönemlerin özelliklerinden kaynaklanan durumlar

Özel durumlar

Yaşam olayları

Gelişimsel Dönemler

Çocukların doğumdan itibaren geçtikleri gelişimsel dönemlerin özellikleri eğer aile hazırlıklı veya bilinçli değilse çok sıkıntı verici süreçlere dönüşebilir. Bu nedenle de ailelerin çocuklarının içinde bulundukları gelişimsel dönemlerin özelliklerini bilmeleri çok önemlidir. Gelişimsel dönemlerle ilgili çocuk psikoloğundan yardım almak isteyen aileler;

Bebeklik dönemi sorunları :Anne bebek ilişkisi, kolik, yeme problemleri, anneden ayrılma sıkıntısı, bakıcı ile ilişkiler,

Okul öncesi dönem: Büyüme döneminin getirdiği zorluklar, iki buçuk yaş krizi, tuvalet eğitimi, yeme bozuklukları,

Okul dönemi: Öğrenme dikkat ve algı ile ilgili zorluklar, arkadaşlık ilişkileri, sosyal beceriler,

Ergenlik: Ergen - ebeveyn çatışmaları, kimlik arayışı, arkadaşlık ilişkileri gibi alanlarda bilgi alabilirler.

Her gelişimsel dönemin kendine has özellikleri ve zorlukları vardır. Bu başlıklar dışında da yaşanan sorunları çocuğun gelişimi adına fırsat olarak görmek, doğru değerlendirip uzmanın önerilerine kulak vermek ebeveynlerin uygun yaklaşımlar sergilemelerini sağlar.

Özel durumlar

Yalan söyleme, tırnak yeme, çalma davranışı, ebeveyn ve çocuk çatışmaları, davranış problemleri, okulla ilgili sorunlar gibi sıkıntılar ailelerin uzmana yönlendikleri konuların başında gelir. Ancak bir çocuğun uzman yardımına olan ihtiyacını sorunun kendisi kadar başka etkenler de belirler.

Bir çocuğun sıkıntısı;

3 ila 6 aydan uzun süredir gözleniyorsa,

Sorun olan durum/davranışta zaman içinde azalma gözlenmiyor, aksine artış varsa,

Ailenin yaklaşımları sonuç vermiyorsa,

Çocuğun ve ailenin günlük hayat kalitesi olumsuz etkileniyorsa uzman yardımı gereklidir.

Eğer çocuk eskiden sergilemediği bir davranışı (tırnak yeme, yalan söyleme, kaka kaçırma vb.) birden sergilemeye başlarsa aile;

Çocuğun son dönemlerde neler yaşadığını gözden geçirmeli

Ev dışı ortamlardan -yuva, okul, kurs vb.‐ da bilgi almalı, eğitimcilerden gözlem yapmasını istemeli,

Ev içinde, aile arasında herhangi bir gerginlik olup olmadığına bakmalı,

Fiziksel sağlığının iyi olduğundan emin olmalı,

Hemen yargılamamalı, cezaya başvurmamalı,

Sıkıntının kaynağını anlamaya çalışmalı bunu yaparken de çocuğunun potansiyeline ve özünde taşıdığı iyiliğe güvenini asla kaybetmemelidir.

Tüm bu yaklaşımların ardından eğer sıkıntının kaynağı bulunamıyor veya bulunuyor ancak yaklaşımlar sonuç vermiyorsa uzman yardımı almak önemlidir.

Yaşam olayları

"Çocuktur anlamaz" veya "O çocuk canım ne anlar" tarzındaki düşüncelerin yanlış olduğu uzun yıllar önce ispatlandı. Daha doğar doğmaz ağlarken, annenin kucağına gelince susan bebeklerin de kanıtladığı gibi, bebeklik döneminden itibaren bebekler ve çocuklar etrafta olup bitenleri kavrarlar. Bu nedenle de biz ne kadar "fark ettirmemeye" çalışsak da onların da kendi kalp ve ruhlarında yaşam olaylarının etkisi olduğunu unutmamak gerekir. Her zor yaşam olayı çok büyük olumsuz tecrübeler yaşatmasa da aşağıdaki durumlar yaşandığında, bir uzman yardımı alma ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır:

Anne babanın veya kardeşin kaybı,

Yakından yaşanmış travmatik kaza veya ölüme tanıklık,

Ev içi şiddet

Anne baba ayrılığı

Cinsel veya fiziksel istismar

Taşınma, göç

Deprem, heyelan, sel gibi doğal afetler

Kardeş doğumu, anne babanın tekrar evlenmesi, maddi kayıplar.

Bu durumların yaşattıklarını her çocuk farklı tecrübe eder. Çocuğun sessiz veya içe kapanık olması onun olaylardan etkilenmediği, bu nedenle de uzmana ihtiyacı olmadığı anlamına gelmez.

Uzman yardımı alınacağı çocuğa nasıl açıklanmalı?

Uzmandan yardım almaya karar verdikten sonra, ailelerin yapması gereken bunu dürüstlükle çocukları ile konuşmalarıdır. Gidilen kişiyi "bir arkadaş" gidilen yeri ise "bir tanıdığın evi" olarak tanıtmak hem çocuğun güven duygusunu zedeler hem de yardım sürecini olumsuz etkiler.

Önemli olan, yaşanan sıkıntıyı nötr bir biçimde tanımlayıp, bu sorunu ailecek çözebilmek, en uygun çözümü bulabilmek için fikir alınacağını anlatmaktır. Böylece çocuk, kendisinin "bozuk, hasta" olmadığını ve bunu ailecek çözebileceklerini bilir. Gidilecek kişi ve yerin özellikleri, orada neler yapılacağı, ne kadar süreceği çocuğa anlatılmalı, anne babanın da yanında olacağı bilgisi verilmeli, çocuğun sorduğu tüm sorulara açıklıkla yanıt verilmelidir. Uzmana giderken;

Asla kişi veya yer ile ilgili doğru olmayan bilgi vermeyin.

Yanında olun, güvence verin.

Bunu aile sırrı olarak nitelemeyin ancak çocuğunuzu koruyacak kadar bilgiyi de sadece aile içinde paylaşın.

Sürecin devamı veya bitişi ile ilgili mutlaka çocuğu bilgilendirin. Başlayan bir yardım sürecini asla aniden sonlandırmayın.

Peki Kime Danışmalı?

Anne babalar fikir almak veya çocukları ile ilgili yolunda gitmeyen bir durumu danışmak için arayışa girdiklerinde karşılarına birçok mesleki titri olan değişik meslek grupları çıkıyor. Psikologlar, danışmanlar, pedagoglar, psikiyatristler derken, anne babalar kime gideceklerine karar vermede zorlanabiliyorlar. Danışacağınız kişinin titri ne olursa olsun, faydalı ve etkin bir yardım süreci için dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var:

Yardım alacağınız kişinin çok ünlü veya çok bilinen olması sizin için ilk kriter olmasın. Önemli olan sizin ve çocuğunuzun doğru teması yakalayabileceği biri olmasıdır.

Yardım almaya karar verdiğinizde, uzmanın sizin sıkıntı yaşadığınız konu hakkında akademik eğitim ve tecrübeye sahip olması ilk kriteriniz olmalı.

Randevu alıp gitmeden önce uzmanla kafanızdaki soruları konuşun, merak ettiğiniz noktaları uzmanla çalışmaya başlamadan önce netleştirin.

Yardım sürecinin uzunluğu, ücret, raporlama gibi konularda bilgilenin.

Yardım sürecine başladıktan sonra uzmanla veya yardım süreci ile ilgili hoşlanmadığınız veya yararlı olmayacağını düşündüğünüz durumları mutlaka yardım ilişkisi derinleşmeden uzmana iletin. Gerekirse sizi başka bir uzmana yönlendirmesini isteyin.

Uzmanla işbirliği içinde olun.

Uzmana ve uzmanın yürüttüğü sürece olan inancınızı ve güveninizi çocuğunuzla paylaşın. Böylelikle o da bu sürece güven duyacaktır.

Seçil Akaygün Cüntay

Uzman Psikolojik Danışman

GÜNCE Psikolojik Danışmanlık Eğitim ve Grup Çalışmaları Merkezi