Çocukluğun hayatın bütün sorunlarından, zorluklarından uzak bir dönem olduğuna inanmak isteriz. Anne-babalar çocuklarını korumak, onlara mümkün olan en iyi imkânları sunmak, mutlu ve sağlıklı bireyler olarak büyümelerimi sağlamak için ellerinden geleni yaparlar. Ancak çocuklarda yetişkinler gibi hayatın bazı dönemlerinde sorunlar ile karşılaşabilirler. Yetişkinler yaşadıkları sorunlar ile baş etmek için kendileri harekete geçip, inisiyatiflerini kullanabilirler. Ama çocukların yaşadıkları sorunların çözümünde yetişkinlerin destek ve yardımı gereklidir.

Ne zaman yardım alınmalı?

Anne-babalık aslında hamilelik dönem ile başlar. Bebek ile ilgili hazırlıklar, beklentiler, ümitler ve endişeler anne-babalığın doğal bir parçası gibidir. Bilgi çağında olduğumuz düşünüldüğünde günümün anne-babalarının işi hem daha kolay hem de daha zor. Artık pek çok anne çocuğun duygusal-bilişsel-fiziksel gelişiminde ilk 3 yıllın önemini biliyor, hatta hamileliğin ilk günlerinden itibaren bebeğin gelişimi desteklemek için neler yapılması gerektiğini araştırıyor. Tüm bu çaba sağlıklı, mutlu bireyler yetiştirmek için. Ancak hayat durağan ve her etkeni kontrol edebildiğimiz bir süreç değil. Sorunlar hayatın bir parçası. Sorunlar ile baş etmek ise her birey için farklı yöntemler kullanır. Bazen ise sorunların çözümünde üçüncü bir göz, objektif bir bakış açısı, kişinin duygularını yargılamadan anlayan ve dinleyen birinin yardımı olur. Psikolojik danışmanlık süreci, bireylerin daha iyiye ulaşmasına yardımcı olmayı amaçlar.

Çocuklara yönelik psikolojik danışmanlık hizmetinin kapsamında sadece sorun odaklı yaklaşımlar değil normal gelişim basamakları alanında da anne-babalara destek veren çalışmalar da yer almaktadır.

Son yıllarda ruh sağlığı alanında sorun odaklı çalışmaların yanı sıra gün geçtikçe daha çok önem verilen koruyucu ruh sağlığı kavramı öne çıkmaktadır. Koruyucu ruh sağlığı genel hatlarıyla sorunlar ortaya çıkmadan yapılabilecek düzenlemeler ve müdahaleler üzerinde durmaktadır. Bireyin olumlu özelliklerini güçlendirmek, ileride risk yaratabilecek koşulları sorun ortaya çıkmadan önce tespit edebilmek, kişisel ve toplumsal gelişim için en ideal çözümleri oluşturabilmek günümüzde psikolojinin temel amaçları arasında kabul edilebilir.

Anne-babaların genel olarak ruh sağlığı uzmanlarına başvurduğu durumları aşağıdaki şekilde gruplanabilir.

Gelişim takibi

Hamilelik süreci ile başlayan gelişim her çocuk için bireysel bir hızla ilerler. Ancak tabi ki becerilerin kazanılması ve geliştirilmesi için kritik dönemler vardır. Genel olarak çocuğun doğumdan itibaren hangi becerileri hangi aylarda kazanacağını bilmek anne-babanın daha dikkatli olmasına yardımcı olabilir. Gelişim takibinin amacı anne-babayı çocuğun gelişim basamakları hakkında bilgilendirmek, çocuğun becerilerinin gelişmesinde yardımcı olacak yönlendirmelerde bulunmaktır. Gelişim takibinin en yararlı olduğu durumlar ise olası sorunların ipuçlarını önceden yakalama fırsatı vermesidir. Örneğin konuşma becerisinde yaşıtlarından geri kalan bir çocuğun dikkatle takip edilmesinde yarar vardır. Çünkü basit bir gecikme gibi görünen bu durum belki farklı sorunların habercisi olabilir.

Yaşam krizleri

Yaşam boyu her birey birçok sorunla karşılaşabilir. Bu sorunlardan bazıları ile tek başına baş edebilirken bazı durumlarda desteğe ihtiyaç duyabilir. Boşanma, ölüm ve kayıplar, doğal felaketler, okul değişikliği, kardeş doğumu, taşınma gibi olaylar çocuğun duygusal ve sosyal gelişimin etkileyebilir. Hayatın bir parçası olan bu krizlere karşı çocuk hiç tepki vermiyor ya da aşırı tepki gösteriyorsa, davranışlarında belirgin farklılıklar (uyumsuzluk, uykusuzluk, aşırı uyku, yemek düzeni ile ilgili değişimler, içine kapanmak ya da aşırı hırçın olmak gibi) ortaya çıkıyorsa, okul başarısında ciddi bir düşüş yaşıyorsa, çocuğun günlük hayat düzeni bu değişimlerden olumsuz etkileniyorsa o zaman bir uzmana danışılması önerilebilir.

Akademik sorunlar

Okula başlayan her çocuk ilk başta uyum sağlamakta zorlanabilir. Çünkü okul ortamında yeni beceriler öğrenmesi ve bunları geliştirmesi gerekir. Sorumluluk almak, kurallara uymak, dersi dinlemek, ödevleri yapmak, arkadaş edinmek, yeni bilgileri öğrenmek, kendini ifade edebilmek vb. Okul öncesi eğitim kurumuna devam etmiş olsa da her çocuk için okulda ilk yıl uyum sağlamak için önemli bir dönemdir. Bu dönemde anne-babaların ve eğitimcilerin dikkatli gözlemciler olması önemlidir. Çünkü akademik başarı ya da okula uyum alanında yaşanılan sorunların zamanında tespit edilmesi ve uygun yöntemler ile çözümlenmesinde erken müdahale oldukça etkilidir. Okul çocukların hayatında çok büyük bir yer tutar, okul hayatında ortaya çıkan sorunlar bu nedenle çok dikkatle incelenmelidir. Okula gitmek istemeyen bir çocuk dikkat konsantrasyonun devam ettiremediği için başarısızlık yaşıyor da olabilir, arkadaşları ile oyuna katılmakta zorlanıyor da olabilir. Bu nedenle okul başarısı ve uyumunu olumsuz etkileyen durumlar aile, okul ve gerektiğinde bir uzman tarafından dikkatlice değerlendirilmelidir.

Duygusal sorunlar

Çocuklar iç dünyalarında yaşadıkların sıkıntıları farklı şekilde gösterebilirler. Duygularını ifade etmek yerine davranışla göstermeyi tercih edebilirler. Kardeş doğduktan sonra altını ıslatmak, anne-babanın ilgisini çekmek için yalan söylemek

gibi. Çocukların duygusal olarak sorun yaşadığının işareti olabilecek diğer belirtiler ise, uyku ve yemek yeme düzenindeki bozukluklar, tikler, takıntılı davranışlar, korkular olarak sıralanabilir. Bu sorunlar aslında her çocuğun zaman zaman yaşadığı gelişimsel olarak normal kabul edilebilecek davranışlar olarak da görülebilir. Bu noktada bir uzman yardımı almak için önemli olan kriterler bu sorunların sıklığı, şiddeti ve çocuğun hayatını ne kadar etkilediğidir.

Uzman seçimi

Anne-baba için çocukları için bir ruh sağlığı uzmanı ile görüşmek çok kolay bir karar olmayabilir. Eğer yaşanılan bir sorun ile ilgili görüşmeye karar verilmişse öncellikle bir sorun olduğunu kabul etmek, bir yabancıdan yardım istemek, güven ilişkisi kurmak anne-baba için ilk adımı zorlaştırabilir. Görüşülecek uzmana karar vermek ise ikinci zor adımdır. Bu durumda karar vermeyi kolaylaştıran etkenlerden biri öneri üzerine uzmana karar vermektir. Daha önce o uzmandan yardım alan bir ailenin ya da güvenilen bir kişi/kurumun önerisi uzman seçiminde etkilidir. Ancak anne-babanın karar verirken en çok dikkat etmesi gereken nokta ise o kişinin uzmanlık alanıdır. Mezun olduğu okul ve bölüm, çalışma alanları, yaptığı çalışmalar ile ilgili bilgiler anne-babanın doğru uzmanı seçmesinde önemli noktalardır. Ruh sağlığı geniş bir alandır. Her uzmanın ilgi duyduğu, çalışma tekniklerini geliştirdiği, uzmanlaştığı özel bir alan vardır. Örneğin bir uzman akademik problemler üzerinde uzmanlaşırken bir diğeri sosyal becerileri geliştirme alanında çalışmayı tercih edebilir. Anne-babaların ilk etapta ruh sağlığı alanı ile ilgili çok ayrıntılı bilgi edinme şansları olmayabilir. Ancak farklı kaynaklardan araştırarak bir uzmanı seçebilirler. Güven ilişkisi kurmak danışmanlık alanında ilk ve en önemli adımdır.

Yardım sürecinde anne‐baba ve çocuk

Çocuklara danışmanlık yetişkinlerle çalışmaktan çok farklıdır. Yetişkinler kendi iradeleri ile psikologa gitmeye karar verirler, ne konuda yardım almak istediklerini belli bir ölçüde farkındadırlar, oysa çocuklar danışmanlık sürecine bir yetişkinin (anne-baba, öğretmen, rehber öğretmen gibi) yönlendirmesi ile başlarlar. Onları mutsuz eden bazı sorunlar varsa da bunu yetişkinlerinki gibi net olarak, sözlü ifade edemeyebilirler.

Anne-baba çocukları ile ilgili yardım almaya karar verdiklerinde durumu mümkün olduğu kadar kısa, net ve doğru bilgiler ile açıklamaya özen göstermeliler. Annenin bir arkadaşına gidiyoruz, orada sen oyuncaklarla oynarsın biz de konuşuruz gibi bir açıklama yardım sürecini başlamadan zora sokabilir. Durumu açıklarken diğer bir zorluk ise çocuğun senin bir sorunun var o yüzden gidiyoruz mesajını almasıdır. Bunun yerine günlük hayatta karşılaşılan sorunlardan örnek vererek "hani sen ders çalışırken çok sıkıldığını söylüyorsun" ya da "bazen seninle kurallar konusunda anlaşmazlık yaşıyoruz ya bu konuda bir danışmanla görüşmeye karar verdik, anne-baba olarak bize ve sana bu konuda yardımcı olmaya çalışacak" gibi bir açıklama uygun olabilir.

Yardım almanın önemi

Çocuk ruh sağlığı söz konusu olduğunda koruyucu olmak çok daha fazla önem taşır, yaşamın ilk yıllarında sağlanan destek ilerleyen yıllarda ortaya çıkacak daha ciddi sorunları engelleyebilmektedir. Erken müdahalenin yetişkinlikteki hayat kalitesini arttırdığı bilinmektedir. Ayrıca her birey birbirinden farklıdır, bir çocuk için çok rahat geçen bir dönem (örneğin okul değişikliği) diğeri için aynı şekilde olmayabilir. Çocuğun bireysel özelliklerinin farkında olmak ve gereken zamanda, gereken desteği sağlamak anne-babalığın en zor tarafıdır. Bazı durumlarda anne-babanın da desteğe ihtiyacı olabilir, objektif bir bakış açısı sorunların çözümünü kolaylaştırabilir.

Çocukların kişisel gelişimi için önemli olan bilişsel, duygusal ve sosyal becerilerin gelişimi içim kritik dönemler bulunmaktadır. Bu kritik dönemler içerisinde becerilerin desteklenmesi ve geliştirilmesi mümkündür. Ancak zaman kaybedilen durumlarda beceriyi geliştirmek oldukça zorlaşır. Bu nedenle çocukların yaşadığı zorlukların dikkatle gözlemlenmesi, gerekli olduğu durumlarda çok geç kalınmadan müdahale edilmesi çok önemlidir. Konuşmayan bir çocukla ilgili "kuzeni de 5 yaşında konuştu bir şey olmaz" diyerek zaman kaybedilmesi ileride telafisi çok zor sorunlara neden olabilir.

Yardımı sonlandırmak

Eğitimin ve psikolojik gelişimin sınırları çok geniştir. Her birey için geliştirebileceği yeni beceriler ile ilgili hedefler belirleyebilirsiniz. Psikolojik danışmanlık sürecinin amacı bireyin hayat kalitesini geliştirmektir. Tüm hayatı boyunca bağımlılığa dönüşen bir ilişki yaratmak bu sürecin yanlış kullanılması demektir. Yardım sürecine başlandığında anne-baba ve çocukla yapılan görüşmeler sonucunda bu sürecin hedefleri açıkça belirlenmesi anne-baba ve uzman için çalışmanın verimliliğini artıracaktır. Bazı durumlarda müdahale edilmesi gereken birden fazla alan olabilir, böyle bir durumda uzman ile birlikte öncelikleri belirlemek ve çalışmayı planlamak önemlidir. Yardım sürecinde anne-baba, uzman ve gerektiğinde okul arasındaki işbirliği çalışmanın etkinliği için gereklidir.

Uzman yardımının birincil amacı çocuğun ileride kendine güvenen bir birey olmasını desteklemektir.

Anne‐babalara öneriler

Psikolojik danışmanlık alanında verilen hizmetler ülkemizde yeni yeni gelişmektedir. Bu nedenle de toplumdaki bazı önyargılar etkinliğini korumaktadır. Özellikle psikolojinin sadece ciddi sorunlar ve klinik tedavi ile ilgilendiğinin düşünülmesi bireylerin bu süreçten uzak kalmasına neden olmaktadır. Oysa tüm dünyada artık psikolojinin bireyi destekleyen, güçlü yanlarının ortaya çıkmasını sağlayan, becerilerin gelişmesine yardımcı olan bir bilim olarak geliştiği dikkat çekmektedir. Sadece klinik sorunlar değil insan gelişimi ile ilgili her konu psikolojinin bir parçasıdır.

Anne-babalar çocukları ile ilgili uzman yardımına başvurmak istediklerinde seçtikleri kişinin uzmanlık ve çalışma alanına özen göstermelidirler. Böylece kendilerine yardım edebilecek en uygun kişiyi seçebilirler.

Çocuk yetiştirirken bazen anne-baba olarak danışmanlığa ihtiyaç duyulabilir. Uzmana danışmak için her zaman ciddi bir sorun olması gerekmez, çocuğun gelişim dönemleri hakkında bilgi almak, beceri gelişimine destek olmak için neler yapılabileceğini öğrenmek içinde anne-baba uzmana başvurabilir. Ama tabi ki burada yardım sürecinin amacı her sorunda anne-babaya öneri vermek değildir. Anne-babanın kendilerini ve çocuklarını daha iyi tanımasına yardımcı olmaktır. Böylece kendi aile düzenlerini oluşturabilirler. Her sorunda dışardan yardım arayışına girmek hem anne-babanın kendine olan güvenlerini olumsuz etkiler, hem kaygı düzeylerini arttırır hem de çocuk için tutarlı bir ortam oluşturulmasını zorlaştırır.

Çocuklar hayatlarındaki olumsuzluklar ile baş etmek için farklı tepkiler verebilirler. Anne-baba olarak çocuğun bireysel özelliklerini iyi tanımak, dikkatli gözlem yapmak olası sorunların çözümünde çabuk harekete geçmeyi sağlar. Çocuğun, okul başarısı, arkadaş ilişkileri, davranışları ve tepkileri, günlük düzeni ile ilgili dramatik ve uzun süreli değişimler dikkate alınmalıdır.

Ece Akın Bakanay

Uzman Psikolojik Danışman