Günlük hayatın içine yerleşmiş, hepimizin yaşam alanında hem fiziksel hem de zaman olarak oldukça büyük yer kaplayan televizyonun bebeklik döneminde ne kadar yer alması gerektiği uzun zamandır konuşuluyor. Hele hele yetişkinler ve çocuklardan sonra bebeklere özel yayın yapan kanallar, programlar ve yayınlara yenileri eklendikçe ebeveynlerin kafası daha da karışıyor. Bebeklerin baktıkları ve dikkatlerini çeken programlar ne kadar izlenmeli? Bebeklerin bilişsel ve sosyal gelişiminde televizyonun yeri ne olmalı? Peki biz evde ne kadar açmalıyız televizyonu?

Televizyon bebekler için iyi ve faydalı değildir, neden?

Bebekliğin ilk dönemleri bebeğin her türlü uyarana aç ve açık olduğu, tüm ses, görüntü, ışık, koku gibi uyaranları aldığı bir dönemdir. Televizyondan gelen renkler, görüntüler, hareketler, sesler bebeğin ilgisini çeker. Bu hal de bazen ebeveynlerde bebeğin ilgisini çekiyorsa izin verilebilir düşüncesine iter. Yapılan araştırmalar bebeğin özellikle 0-2 yaş döneminde televizyon izlemesinin bebeğin üzerinde olumsuz etkileri olduğunu gösterir, peki nasıl?

*Televizyon görüntüler ve sesler yollayarak bebeğin zihninin tek yönlü uyaran almasına neden olur. Halbuki bebeğin bu dönemde ihtiyacı olan en önemli gereksinim iletişimin "karşılıklı" olmasıdır.

*Karşılıklı iletişimde bebek kendisine konuşulduğunu anlar, fark eder, sevinir, tepki verir. Böylece bebeğin zihinsel ve duygusal gelişimi desteklenmiş olur. Televizyonun ise gelişimi bu şekilde çift yönlü olarak olumlu etkilemesi imkansızdır.

*Konuşmanın yanında bebekle göz kontağı kurmak, sarılmak, tensel temas sağlamak, bebeğin duygularına ve ihtiyaçlarına göre bebeğin yanında olmak, televizyon karşısında kendini "oyalamasına" bırakmaktansa bebeğin gelişimini şüphesiz daha olumlu etkiler.

*Bebeklerin ses çıkarma, taklit etme dönemlerinde etraftaki sesleri kayıt ettikleri bilinir. 8-16 aylık bebekler ile yürütülen bir araştırmada televizyon izleyen bebeklerin kelime dağarcıklarının daha az olduğu gözlenmiştir. Bu da televizyondan gelen seslerin bebeklerin dil gelişimini olumlu etkilemediği, aksine, yine karşılığı olmayan bir uyaran alışı olduğu için gelişimde yavaşlamaya neden olduğunu gösterir.

Peki 2 yaş sonrasında?

2 yaşını tamamlayan bebekler artık kelime dağarcıklarını geliştirmiş, etraftan öğrendikleri şekilde iletişim kurmaya başlamış, 3 kelimeli cümleler kullanmaya hazır, istek ve ihtiyaçlarını kelimeler ile ifade edebilir hale gelmişlerdir. Bu dönemden itibaren de daha değişik uyaranlara ihtiyaç başlar. Bu dönemde gün içinde aralıklı olarak toplamda 45 dakikayı geçmeyen, bebeğin zihinsel gelişimini desteklemeye yönelik hazırlanmış programlar izleyebilirler. Ancak bu dönem çocukların hala gelişmeye devam ettikleri bir dönemdir. Bu nedenle televizyon asla bebeğin gelişimini desteklemekte kullanılacak ilk araç olmamalıdır.

Bu dönem çocukları için;

*Televizyon ile uzun zaman geçirmek isteseler de 45 dakika ila 1 saat arasında sınır konmalı,

*Programlar mutlaka çocukların gelişim dönemlerine uygun, mümkünse pedagojik açıdan değerlendirilmiş olmalı,

*Programlar saatlerinin yanında içerik de seçerek izlenmeli,

*Asla haber programları veya yetişkinlere yönelik diziler izlenmemeli,

*Aynı mekan içinde oyun oynuyor bile olsa, yaşına uygun olmayan ses, görüntülerin yer aldığı yayınlardan uzak durulmalı,

*Televizyonu izleme mesafesine çok dikkat edilmeli,

*Çocuk asla televizyon ile yalnız bırakılarak uzun sürelerde ışık ses ve görüntüye maruz bırakılmamalıdır.

*İzlenecek programlar ise çizgi film, öğretici niteliği olan kısa filmler, eğitimciler tarafından hazırlanan yayınlar olmalıdır.

Anne babaların televizyon hakkında bilmesi gerekenler:

*Bebeklerin ihtiyaç duydukları uyaranları karşılıklı iletişim çerçevesinde etraflarındaki insanlar ve ilişkiler sağlayabilir.

*Sanıldığı gibi televizyon, çocukların zihinsel becerilerini geliştiren bir araç değildir.

*Televizyon yerine bebeğin gelişim dönemine uygun oyuncaklar tercih edilmeli, bebeğin yakınları ile iletişimde olması sağlanmalıdır.

*Televizyonda yer alan haber programları, diziler gibi yetişkinlere yönelik içeriklerin de bebeklerin yanında açık tutulması bebeğe herhangi bir zarar vermiyor gibi gözükse de ses ve görüntüler bebek için uygun olmayan uyaranlardır.

*Televizyonu bebeğin "oyalanması" için açık tutmak, bebeğin gereksiz yere ihtiyacı olmayan sesler, görüntüler, hareketlere maruz kalmasına neden olur.

*Bebeğin video klipler, reklamlar gibi içerikle baş başa bırakılması ise bebeğin kelime hazinesinin gelişmemesine hatta konuşma becerisi kazanırken geçtiği aşamalarda gecikmesine yol açar.

*Televizyonu bebeğin yemek yemesi için onu oyalayan bir araç olarak kullanmak ise bebeğin olumlu yeme alışkanlıkları geliştirmesini zorlaştırır. Yemek rutinin oluşması, yemeğin keyifli geçmesi, çocuğun oyalanarak geçiştirilen bir etkinlik olmaması için yemek yeme sırasında çocuk televizyon izlememelidir. İlerleyen yaşlarda yemek zamanında televizyon açık bile olsa, çocuğun aile üyeleri ile etkileşimde kalarak yemeğini yemesi önemlidir.

Televizyon asla çocuğun öğrenmesini ve gelişmesini destekleyen birincil kaynak olarak görülmemeli, her zaman için anne babalar kendileri de davranışları ile model olmalıdır.

Seçil Akaygün Cüntay

Uzman Psikolojik Danışman

GÜNCE Psikolojik Danışmanlık Eğitim ve Grup Çalışmaları Merkezi