Birçok film ve hamilelikle ilgili anlatılan öykülerde bebeğinizi kucağınıza aldığınız andaki mutluluk, ışık ve o hissin "anlatılamaz" olduğu vurgulanır. O andaki ilk hisler anne için oldukça karışık, şaşırtıcı, heyecan verici olsa da, doğumla sona eren hamilelik süreci de bir o kadar karmaşık ve yorucu olabilir. Her anne adayı, hamilelik dönemini hem fiziksel hem ruhsal açıdan farklı geçirir. Ama bu dönemde hemen hemen tüm annelerin yaşadığı ortak bir durum ise, ruh hallerindeki iniş çıkışlardır.

Hamile olduğunu öğrenen anne

Hamile olmak eğer planlıysa ve çiftin birlikte verdikleri bir kararın sonucu ise, hamile olduğunu öğrenen anne adayı ilk anda, gerçekten çok heyecan verici bir tecrübeye adımı attığını düşünür. Bu haberi eşi, ailesi, sevdikleriyle paylaşmak yaşanan mutluluğu arttırsa da bir süre sonra her anne kafasında birçok senaryo ile baş başa kalır.

Planlı olmayan, istenmeyen gebeliklerde ise durum anne için daha zordur. Çünkü böyle hamileliklerde annenin hamile olduğunu öğrenmesinin ardından bir bebeğe sahip olacağı, anne olacağı konusunda duyulan endişeler, eşler arası ilişkiler annenin ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir.

Fiziksel ve hormonal değişiklikler, annenin kendi görüntüsüne ait yenilikler, iş ve kariyere ait değişiklikler, evlilikteki kadın-erkek rolüne anne-baba rollerinin de eklenmesi, keyifli ve sağlıklı geçen bir hamilelik döneminde bile annenin zorlanmasına sebep olabilir.

Ne değişir?

Roller

Hamilelik döneminde değişiklikler kadının hayatında ilk olarak rollerin değişmesi ile başlar. Haberin öğrenildiği ilk andan itibaren "anne" ve "baba" rolleri ile tanışılır. Dolaylı olarak, tüm akrabalar, "teyze" "dayı" gibi yeni sıfatlar kazanırken, anneanne, babaanne ve dedeler için de çok heyecanlı bir dönem başlar. Tüm bu rol değişiklikleri her aile sistemini etkiler. Böylece sadece anneye ait gibi görünen hamilelik süreci daha en başından annenin yakınındaki herkesi bu 9 aya ortak eder.

Fiziksel görünüm

Anne adayı hamile kaldıktan sonra kilo alır, vücut formunda değişimler meydana gelir, vücutta şişlik gibi annenin kendi bedeninde görmeye alışık olmadığı durumlar ortaya çıkar. İnceliğin ve kusursuz güzelliğin dayatıldığı günümüz dünyasında, hamileliğin doğal sürecine ait bu değişimler annenin kendi bedeni hakkındaki imajını zedeleyebilir. Aldığı kiloları verememek, "eskisi gibi olamamak" bazı annelerin hamilelikte ve sonrasında bu durumlar için oldukça kaygılanmalarına neden olabilir.

Hormonlar

Hamilelik süresince hormonlarda da değişimler meydana gelir. Her dönemde farklı durumların işaretçisi olarak gözlenen hormonal değişiklikler hamilelik boyunca hem fiziksel hem ruhsal birçok değişikliğe sebep olur.

Ben de mi değişiyorum?

Tüm bu değişen etkenlerin sonucunda, annenin ruh hali değişmeye, sık sık alınganlık sergilemeye, ruh halinde iniş çıkışlar olmaya başlar. Bir an gülüp eğlenen bir anne adayı, çok kısa bir an sonra, gözyaşlarına boğulup ağlamaya başlayabilir. Bu halinden kendi de olumsuz etkilenirken, esas zorlu süreç bu ruh hallerini anlayabilmek ve baş etmektir.

Hamileliğin 6 ila 10. haftalarında daha sık gözlenen ruh değişiklikleri, doğumun yaklaştığı son 4 haftaya kadar durgunluk gösterir. Son 4 haftalık dönemde ise tekrar artış gözlenebilir.

Annelik sürecindeki bir kadının ruh halindeki iniş çıkışların bazı sebepleri vardır:

-Stres etkenleri: Annenin evliliğinde, kişisel yaşamında, iş hayatında yaşadığı sıkıntılar veya üzücü olaylar annenin stres düzeyinin artmasına, çıkan problemlerle baş etmekte zorlanmasına, zorlandıkça da kendini yüklü, güvensiz ve çaresiz hissetmesine neden olur. Tüm bu duygularla baş etmek zorunda kalan anne adayı duygularını yönetmekte zorlanabilir.

-Senaryolar: Her anne bebeği hakkında hayaller, senaryolar kurar. Hamilelik sürecinin kendisi, bebeğin doğumu, bebeğin sağlığı, emzirebilme durumu gibi birçok konu anne için hem merak hem de kaygı uyandırır. Bu senaryolar annenin zaman zaman kaygı yaşamasına, daha önce bir bebek kaybı varsa onu hatırlamasına veya çok yükselen kaygının bebeği kaybetme korkusuna dönüşmesine sebep olabilir. Kaygının arttığı noktada ise annenin ruh sağlığı olumsuz etkilenmektedir.

-Yetersizlik duygusu: "İyi" bir anne olabilmek, çocuğunun her şeyi ile kendi ilgilenmek istemek, hamileliğin getirdiği kısıtlayıcı durumlarla yüzleşmek annenin yetersiz hissetmesine sebep olabilir. Yetersiz hisseden anne adayı, çevreden gelen eleştirilere veya uyarılara karşı aşırı duyarlı hale gelir, eşi ile olan ilişkisinde zorlanabilir.

-Kadınlık: Benzer şekilde, hamilelik belki de kadınlığın en iyi temsil edildiği dönem de olsa, fiziksel sağlık, görünüm gibi etmenler bazen anne adaylarının kadın kimliklerinin ikinci planda kalmasına, bunun da "kadın" rollerinin olumsuz etkilemesine neden olabilir. Sonuçta da anne adayı, benzer şekilde yetersizlik, beğenilmeme gibi duygular yaşayabilir.

-Yorgunluk: Hamilelik süresince meydana gelen yorgunluk, halsiz hissetme, uyuma ihtiyacı, hareketlerin yavaşlaması gibi durumlar da anne adayının ruh sağlığına olumsuz etkide bulunabilir.

Bu etkenlerin yanı sıra, annenin hamileliğe ne kadar hazır olduğu, anne adayının kendi anne ve babası ile ilişkileri, hamilelik sonrası yaşam planları, ekonomik durum, hamilelik döneminde annede olan hastalıklar, o dönemde yaşanan kayıplar/önemli olaylar da annenin ruh halinde değişikliklere sebep olabilir.

Anne adayına destek.... Eşlere düşen roller...

Hamilelik dönemi hem fiziksel değişimlerin hem de psiko sosyal uyumun farklılaştığı bir dönemdir. Bu dönemde sadece anne adayları değil, babalar, hatta birinci dereceden yakınlar da süreçten etkilenirler.

Hamilelik süresince ruh halinde değişiklikler meydana gelen, alınganlık gösteren, andan ana farklı duyguları tecrübe eden anne adayları için neler yapılabilir?

En önemli 3 adım

*Kabul edin: Öncelikle bu hali hemen hemen her anne adayının yaşadığını unutmayın. Sadece kendinizin yaşadığını düşünürseniz, hem yalnız hissedersiniz, hem de sorunlar içinden çıkılmaz gibi görünür. Bu durumları, hamileliğin başka bir yanı olarak görmeyi başarabilirseniz, yaşadığınız ruh değişimlerinde kendinize karşı daha anlayışlı olursunuz.

*Bilgilenin: Eşler olarak bu dönemde birbirinizle olan iletişiminizin güçlü yanlarını, anne adayının en çok hangi olay ve durumlarda sıkıntı yaşadığını öğrenin. Bu şekilde, iletişiminiz açık olur ve destek mekanizmanız çalışır.

*Destek alın: Anne adayının, benzer sıkıntılar yaşayan diğer anne adayları ile bir araya gelmesi, hem kendini daha anlaşılmış hissetmesini sağlar, hem de bu dönemde başkalarına fikir/yardım önererek aslında kendine yardım etmiş olur.

*Eşlerin hamile eşlerinin inişli çıkışlı ruh halleri karşısında

-onların duygularını anlamaya çalışan,

-"abartıyorsun" gibi ifadelerle anne adayının yaşadığı sıkıntıyı görmezden gelmeyen,

-ev içi düzenlemeler konusunda çaba sarf eden

-bunun dönemsel bir durum olduğuna dikkat çekerek anneye destek olan

-annenin sıkıntısının ne olduğunu anladığını gösteren tavırlar sergilemeleri çok yararlı olacaktır.

*Eşlerin birlikte yürüyüşe çıkmaları, annenin fiziksel egzersizlerine babanın da eşlik etmesi, paylaşımı arttırır. Böylece anne, kendi yaşadığı değişimlere de eşinin ortaklık etmesine imkan verir.

*Gündüz yapılacak kısa uykular, yoga ve meditasyon gibi, hem bedeni hem de zihni rahatlatıp canlandıran yöntemler, sevilen etkinliklerin yapılması da annenin ruh halindeki değişimleri tolere etmesine yardımcı olabilir.

Eşler, anne adayına destek olurken, hamilelik öncesindeki durumları örnek vermemeye "eskiden böyle değildin sen" gibi söylemlerde bulunmamaya, "ne var bunda bu kadar ağlayacak" gibi yargılamalardan kaçınmaya özen göstermeliler. Eğer eşler arası iletişim kuvvetliyse, bu dönemde

annenin sergilediği alınganlık gibi durumlar da baş edilebilir ve hamilelik sürecinin keyifli yanları daha çok paylaşılır.

Uzman ne zaman başvurulmalı?

Anne adayının yaşadığı ruh değişimleri, içe kapanma, ağlama krizleri, iştah ve uykuda belirgin, uzun süren ve doktorun uyardığı değişimler, eşler arası gerginlik ve sıkıntının artması gibi durumlarda bir uzmandan yardım almak gerekebilir. Annenin ruh sağlığı, hem kendisinin hem de doğacak bebeğin sağlığını etkileyeceğinden, bir uzmandan yardım almak, hem anneye yardımcı olacak, hem de hamilelik süreci ve sonrasının da iyi geçmesine imkan sağlayacaktır.

Seçil Akaygün Cüntay

Uzman Psikolojik Danışman

GÜNCE Psikolojik Danışmanlık Grup Çalışmaları Merkezi