PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK GRUP ÇALIŞMALARI MERKEZİ
Günce'de Yapılan Grup Çalışmaları Yazdır e-Posta

A Takımı

Öfke Yönetimi Beceri Destek Grubu

Öfke patlamaları her yaş döneminde ortaya çıksa da, çocukluktan ergenliğe geçiş dönemi olan 9‐11 yaş döneminde daha dikkat çekici olabiliyor. Arkadaşlık ilişkilerinin önem kazanmaya ve yavaş yavaş otoritenin kurallarının sorgulanmaya başladığı bu dönemde aynı zamanda çocuklar somut düşünmeden soyut düşünme evresine geçiyorlar. Bilişsel olarak çok önemli olan bu gelişim ve değişim süreci onların olaylara farklı bir bakış açısı ile yaklaşmalarına, neden sonuç ilişkilerini kurabilmelerine ve alternatif çözüm yolları üretebilmelerine olanak sağlıyor.  Bu becerileri kullanmakta zorlanan çocuklar, öfkelerini kontrol edemedikleri zamanlarda sosyal ilişkilerinde bir takım problemler yaşayabilirler.

A Takımı, bu alanlarda desteğe ihtiyacı olan çocukların gelişen bilişsel becerilerini sosyal iletişim alanında kullanmalarına fırsat vermek amacıyla planlanmış bir grup çalışmasıdır. Duyguları tanımak, çatışmalar ile baş etmek, öfkeyi uygun bir biçimde ifade etmek ve dürtüleri kontrol etmek için gerekli becerilerin kazanılması grubun ana hedeflerindendir.  A Takımı grubu, "kızmamayı" değil, öfkemizi tanıyıp, uygun şekilde ifade etmeyi öğretir. Gruba katılan çocuklar yaşıtlarıyla birlikte keyifli zaman geçirirken aynı zamanda günlük hayatta zor anlar yaratan durumlar ile nasıl baş edeceklerini öğreniyorlar.

Ben de Oynayabilir miyim?

Sosyal Beceri Destek Grubu

Günlük hayatın her alanında kullandığımız sosyal becerilerimiz hem başkaları ile ilişki kurmada hem de ilişkilerimizi güçlük yaşamadan devam ettirmede oldukça önemli bir yere sahip.  Sosyal beceriler yaş büyüdükçe çeşitleniyor, karmaşıklaşıyor, bazen de çocukların sosyal beceri alanlarındaki kazanımlarını desteklemek gerekiyor. 6-8 ve 9-11 yaş çocuklarına yönelik olan "Ben de Oynayabilir miyim?" göz kontağı kurmaktan, duygularını ifade etmeye, yenilgiyi kabul etmekten, güçlü duygular ile baş etmeye uzanan sosyal becerilere odaklanıyor.  "Ben de Oynayabilir miyim?" grubu çocukların akranları ile sıkıntı yaşadıkları ve günlük hayatta kullanmakta zorlandıkları sosyal becerilerini becerilerini desteklemeyi  hedefliyor.

OOH - Okullu Olmaya Hazırız

Okul Öncesi Sosyal-Bilişsel Beceri Destek Grubu

Anaokulundan ilkokula geçiş süreci her çocuk ve ailesi için heyecanlı bir dönemdir. Bu geçiş dönemi, çocukların geliştiklerinin bir işareti de olsa, zaman zaman aileleri ve kendilerini zorlayabilir.  İlkokula  geçiş sırasında,  çocukların uyum sağlamaları, öğrenmeye hazır ve istekli olmaları beklenir. Oyun çocuğundan okul çocuğuna geçerken; verilen yönergeleri takip edebilme, ihtiyaçlarını erteleyebilme, kural ve düzene uyum sağlayabilme, grup ile işbirliği yapabilme alanlarındaki destek bu geçiş dönemini kolaylaştırabilir. "Okullu Olmaya Hazırız" grup çalışmasının ana hedefi, birinci sınıfa başlayacak çocukların okula hazırlık süreçlerini desteklemek ve çocukların kendi güçlü yanları üzerinden onlara ihtiyacı olan yolu göstermektir. 

Oku-yorum

Okuma-Anlama Destek Grubu

Okuma, okuduğunu anlama ve yorumlama akademik hayatın olmazsa olmaz becerileri arasında yer alıyor; fakat bu becerileri geliştirmek her çocuk için kolay ve zevkli olmayabilir. Bazı çocuklar bu süreci hızlı ve rahat atlatırken; bazı çocuklar için bu süreç içinden çıkılmaz bir hal alabilir. Çocuğun bu zorluğu aşabilmesi için öncelikli olan onun okumayı sevmesi; okumanın zevkli ve faydalı yanlarını görebilmesidir.

Oku-Yorum grubu, ilköğretim 3. sınıf ve üzerindeki çocuklara, okumanın keyif veren ve eğlendiren yanlarını göstererek; bu alandaki güçlüklerini kolaylaştırmayı amaçlıyor. Oku-yorum,  okuduğunu anlama, sözlü ifade, muhakeme ve yazılı anlatım alanlarına yönelik yapılan çalışmaları içeriyor.  Okulda yaptıkları çalışmalardan farklı olarak; bulmacalar, keyifli okuma parçaları ve grup içi etkinliklerle çocukların görerek, yaşayarak ve birbirinden öğrenerek hem bireysel becerilerini geliştirmeyi hem de okumaya karşı grup içinde daha istekli olmalarını hedefleniyor.  Benzer özellikler taşıyan çocuklarla beraber olmak, okuma alanında zorlanan çocuğa yalnız olmadığı hissini verirken, grup liderinin ve üyelerinin olumlu geri bildirimleriyle çocuğun kendine olan güvenini de geliştirmesine yardımcı oluyor. Sonuç olarak okuma; kaçınılacak değil zevk alınacak bir etkinliğe dönüşüyor.